YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17605
KARAR NO : 2014/10970
KARAR TARİHİ : 15.05.2014
Mahkemesi : Doğanhisar Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Tarihi : 30.05.2013
No : 2009/146-2013/103
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı sigorta şirketi avukatları ile davalı Y.. Ç.. tarafından temyizi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
Dava, trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan aylık ve cenaze giderinin davalılardan teselsülen tahsili istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 266. maddesine göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerektiği kuşkusuzdur.
Mahkemece, davalı sürücünün % 75, sigortalının ise % 25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmişse de, trafik kazasında davalı ve sigortalının kusur oranlarının dağılımını gösterir bilirkişi raporu alınmadığı, ceza davasında alınan Adli Tıp raporunda davalı sürücünün asli kusurlu olduğu yönündeki belirlemeye dayalı olarak, asli kusurun % 75 oranına denk geleceğinin hakim tarafından takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Trafik kazalarında kusur tespiti, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır.Bu nedenle Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur dağılımını belirleyen bilirkişi raporu alınmalıdır.
Kabule göre de, davalıların hükmedilen tutar üzerinden hesaplanan harçtan teselsülen sorumlu olduklarının gözetilmemesi isabetsizdir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular ışığında yapılacak araştırma ve inceleme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O hâlde, davacı vekili ile davalılardan L.. S.. A.Ş. vekili ve Y.. Ç..’ın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, 15.05.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.