YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20046
KARAR NO : 2013/18759
KARAR TARİHİ : 10.10.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Sonucu itibarıyla 22.03.1985 – 13.01.1986, 31.12.1998 – 16.06.2003 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun hükümleri kapsamında zorunlu sigortalı olunduğunun ve 01.12.2009 gününden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkin davada sigortalılık sürelerinin hüküm altına alınması yerindedir.
Diğer taraftan, 1479 sayılı Kanun hükümleri gereğince yaşlılık sigortasından aylık bağlanması istemine ilişkin davalarda, davalı Kuruma başvuruda bulunulduğu tarih itibarıyla tümüyle oluşmayan tahsis koşullarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, özellikle, Anayasa’nın “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması” başlığını taşıyan 141. maddesindeki, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğunu belirten hüküm, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Usul ekonomisi ilkesi” başlıklı 30. maddesinde yer alan, hakimin, yargılamanın kabul edilebilir süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki düzenleme, sosyal koruma, dayanışma, sosyal denkleştirme ve zorunluluk ilkelerine dayanan sosyal sigortalar, bireyin onuru ile kişiliğinin geliştirilmesi için kaçınılmaz ekonomik, sosyal ve kültürel hakların doyurulması temeline dayanan sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri dikkate alındığında, bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen ay başından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine ilişkin hüküm kurulmalı, kuşkusuz, yargılama aşamasında aylık bağlama koşulları gerçekleşen davacı sigortalı yönünden tahsis talep günü itibarıyla şartlar oluşmamakla, Kurumun dava açılmasına sebep
olanherhangi bir haksız işleminin de söz konusu bulunmadığı gözetilerek, yargılama giderleri buna göre değerlendirilmelidir.
Davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanunun “Yaşlılık aylığından yararlanma koşulları” başlığını taşıyan 35. maddesinde, yaşlılık aylığından yararlanabilmek için, sigortalının yazılı istemde bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması gerektiği belirtilmiş olup, Kuruma tahsis başvurusunda bulunulduğu tarih itibarıyla, borcun varlığı belirgin olmakla; şu durumda, davacıya prim ve olası ödeme tarihi itibarıyla Kurumca hesaplanacak gecikme zammı borcunu yatırması amacıyla uygun süre tanınarak, elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu istemin tümüyle hüküm altına alınması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.