Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/22848 E. 2013/24618 K. 17.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22848
KARAR NO : 2013/24618
KARAR TARİHİ : 17.12.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :2011/706-2013/209

Dava, Türk Ticaret Bankası Emekli Sandığı Vakıf Tesis Senedine hükümlerine aykırı olarak aylıkların hesaplanması ve aylık artışların yapılmaması, sosyal yardım zammına ilişkin artışların senet hükümlerine aykırı yapılması sonucu 2008 yılına kadar eksik ödenmesi, 2008 yılından sonra ise hiç ödenmemesinden kaynaklanan fark alacaktan şimdilik 1.000 TL’sinin, SGK’na bağlı emeklilere yasa ve kararnamelerle düzenlenen 2003 ve 2006 yıllarına ait zam artışlarının eksik yapılmasından kaynaklanan fark alacaktan şimdilik 1.000 TL’sinin hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile tahsili, Vakıf Tesis Senedinde belirtilen usule göre yaşlılık aylığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir..
Hükmün, davacı ve davalı avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere ve özellikle, Türk Ticaret Bankası Emekli Sandığı Vakfı’nın 03.07.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu’nun 10.6.2003 tarih, 2003/5745 sayılı kararı ile bütün aktif ve pasifleri ile birlikte 506 sayılı Kanunun Ek 36. Maddesine göre Sosyal Sigortalar Kurumuna devredilmiş olmasına, anılan madde hükmü uyarınca, devir tarihi itibariyle sandığın aktif ve pasif üyelerinin sandığa prim ödemek suretiyle geçen hizmetlerinin, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi hizmetler gibi değerlendirilmesine ve statüsüne göre gelir ve aylık bağlananlar ile bunların hak sahipleri hakkında, 506 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasının gerekmesine, aylıkları hâlen ödenmekte olanların, prim ödeme gün sayısı, prime esas kazanç tutarı ve sigortalılık süresine göre, 506 sayılı Kanuna göre aylık bağlanmış emsallerine uygun olarak intibaklarının yapılarak sosyal yardım zammı dahil olmak üzere aylıklarının hesaplanarak ödenmiş olmasına, sandıkça belirlenen aylıklar ile 506 Sayılı Kanuna göre intibak yapılan aylıklar arasında fark oluşması halinde aylıkların sandıkça belirlenen miktarlar üzerinden ödenmesine imkan bulunmamasına, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21/09/2005 tarihli 2005/10-419 Esas, 494 Karar sayılı ilamlarında bu hususun kazanılmış hak olmayacağının belirtilmiş olmasına, devir
tarihinden önce Vakıf senedi hükümlerinin uygulanması sonucu hesaplanacak maaşların davalı … bağlamamasına, 2003 ve 2006 yıllarında aylıklara uygulanacak zam oranlarının hesaplanmasında hata ve eksiklik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Avukatlık ücretinin takdirinde, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde yer alan “hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.” şeklindeki açık yasal düzenleme uyarınca, karar tarihi itibariyle 28.12.2012 tarih 28512 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinde yer alan “tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.666,66 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücret alınır. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.” düzenleme gereğince, davalı yararına reddedilen miktar 2.000 TL üzerinden, 440,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Hüküm fıkrasının davalı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin bendinde yer alan “seri dava olması da gözetilerek 245,00 TL” ibaresinin silinerek, yerine “440,00” rakamlarının yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.