YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3188
KARAR NO : 2013/19547
KARAR TARİHİ : 31.10.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan SGK Başkanlığı avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı adına davalı işyerinden 01.10.1981 işe giriş tarihli bildirgenin verildiği, ancak Kuruma bildirilen hizmetlerinin bulunmadığı, davacının 07.03.1980 – 10.11.1981 döneminde askerlik ödevini yerine getirdiği anlaşılmakta olup, 01.10.1981 – 30.12.1983 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkin davada, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının 01.10.1981 – 30.12.1983 tarihleri arasında eylemli olarak çalıştığı ispat edilemediğinden belirtilen dönem yönünden davanın reddine, ancak sigortalılık başlangıcının 01.10.1981 olduğunun ve işe giriş tarihinde bir gün süreyle hizmet akdiyle çalıştığının tesbitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. maddesinin onuncu fıkrası olup, anılan Kanunun 6. maddesinde yer alan, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönündeki düzenleme ile anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi göz önünde bulundurulduğunda, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olduğu ve özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri gerektiği açıktır. Bu bağlamda, hak kayıpları ile gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi ve temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde mahkemece kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanması gerekmektedir.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; 30 yıldır apartman sakini ve halen yönetici olduğu anlaşılan davacı tanığı …’nün, davacının apartman inşaat halindeyken 1 – 2 ay süreyle temizlik işlerinde çalıştığını, yine davacının komşusu …’ın, davacının 1982 yılında 2 – 3 ay apartmanda çalıştığını, 1979 yılından beri apartman sakini olan … …’un ise davacının kesinlikle çalışmadığını beyan etmeleri karşısında, öncelikle bozma öncesi dinlenen tanık beyanları arasındaki çalışma iddiasına ilişkin çelişkiler giderilmeli; mahkemece davalı apartman yönetiminden ihtaratlı davetiye ile bir takım belgeler istenmiş ise de, olumlu olumsuz herhangi bir cevap verilmediği anlaşılmakla, varsa başta apartman yönetim kurulunca yapılan toplantıları ve bu toplantılarda alınan kararları gösterir karar defteri, işletme hesabı defteri ile ödemelere ilişkin ilgili kayıtlar olmak üzere, davacıya ait tüm bilgi ve belgeler davalı apartman yönetiminden getirtilerek, davacının kapıcı olarak görevlendirilmesine ilişkin apartman yönetim kurulu karar defterinde herhangi bir kararın olup olmadığı, kapıcılık yapması karşılığında aldığı ücretin apartman gider defterine veya makbuzlara işlenip işlenmediği hususları araştırılmalı; dosya kapsamından davacının askerlik süresiyle, isteme konu 01.10.1981 – 10.11.1981 tarihleri arasındaki çalışma süresinin çakışması karşısında, davacının kesin olarak ne zaman terhis olduğu, varsa, askerlikten sayılmayan günler ile izinli – istirahatlı olduğu süreler ilgili Askerlik Şubesinden sorularak belirlenmeli, davaya konu çalışmanın anılan izin veya istirahatlı dönemler içerisinde kalıp kalmadığı araştırılmalı; davacının gösterdiği apartman sakinleri dışında, apartmanda uzun süre ikamet edenler arasından davacının hizmetlerini bilebilecek durumdaki kat maliki olmayan apartman sakinlerinden kanaat edinmeye elverişli sayıda olanlar ile davacının bu çalışmalarını bilebilecek durumda olan mahalle muhtarı veya azaları re’sen tespit edilip tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı, uzun yılları kapsayan bu bilgilerinin doğruluğu konusunda tanıklar özenle dinlenilmeli ve bu yöndeki beyanları buna göre irdelenmeli, gerekirse bu hususlar dinlenen bu tanıklara ayrıntılı şekilde açıklattırılmalı ve böylelikle çalışma hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde sağlıklı bir biçimde ortaya konulmalıdır.
Yapılan tüm bu değerlendirmeler sonunda; davacının tam gün çalışması gerçek ise davasının tam gün üzerinden, kısmî süreli (part-time) ise kısmî süreli şeklinde çalışmasının tespitine karar verilmeli, çalışma ispat edilememiş ise davanın kısmen kabulü yerine, tümden reddine karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda, yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı ile davalılardan SGK Başkanlığı avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.