Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/3304 E. 2013/19359 K. 28.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3304
KARAR NO : 2013/19359
KARAR TARİHİ : 28.10.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacı, malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı; 19.06.2008 tarihli dilekçe ile davalı Kurumdan maluliyet aylığı bağlanmasını istemiş; Kurum tarafından gönderildiği Sağlık Bakanlığı Ümraniye Eğitim ve araştırma Hastanesi ve … Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen 02.04.2008 tarihli raporlarında belirtilen hususlar, Kurum ünitesince değerlendirilerek; çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediği belirtilip, aylık talebi reddedilmiş; sigortalının itirazı üzerine, gönderildiği Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 05.08.2008 tarihli raporda, çalışma gücünün 2/3 oranında kaybedilmediği belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından, 11.09.2009 tarihli muayene bulguları da gözetilerek yapılan değerlendirme sonucu düzenlenen 30.04.2010 tarihli raporda, çalışma gücü kaybı oranının %75 olduğu belirtilmiş; Mahkemece, Aldırılan Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor aldırılmış ve 12.04.2012 tarihli raporda da 11.09.2009 tarihinde yapılan muayene bulguları değerlendirilerek aynı oranda malul olduğuna karar verilmiş ve mahkemece -aylık başlangıç tarihi belirtilmeksizin- davacının çalışma gücünün 2/3’nü kaybettiğinin Adli Tıp Kurumu başkanlığı raporları ile tespit edilmiş olduğundan emeklilik işlemlerinin davalı kurumca yapılmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun “Kimlerin malûl sayılacağı” başlığını taşıyan 53. maddesinde, Kurum hastanelerince düzenlenecek yöntemine uygun sağlık kurulu raporları ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3’ünü yitirdiği Kurumca saptanan sigortalının malûllük sigortası bakımından malûl sayılacağı; “Malûllük aylığından yararlanma şartları” başlıklı 54. maddesinde, malul olup, 1800 gün prim ödenmiş
olunması gerektiği; “Aylığın başlangıcı” başlıklı 56. maddesinde, sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve malullük aylığına hak kazanan sigortalının aylığının ödenmesine, kendisinin yazılı isteğinden, malul sayılmasına esas tutulan raporun tarihi yazılı isteğini takip eden takvim ayından sonraki bir tarih ise bu raporun tarihinden sonraki aybaşından başlanacağı belirtilmiştir. Bununla birlikte, yasama organınca kabul edilen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren “Malûl sayılma” başlıklı 25. maddesinde ise, sigortalının istemi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca yöntemine uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, çalışma gücünün en az %60’ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca belirlenen sigortalının malûl sayılacağı hüküm altına alınıp; “Malûllük sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlığını taşıyan 26. maddesinde, malûl sayılanlardan en az 10 yıl sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birisinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar için ise, sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak, verilen hükmün infazı mümkün olacak şekilde davacının maluliyetinin başlangıç tarihinin belirlenmesi ile, davacının aylığa müstehak olup olmadığı da değerlendirildikten sonra, hangi tarihten itibaren davacıya aylık bağlanması gerektiğinin tespit edilerek bir karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.