Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/4691 E. 2013/22228 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4691
KARAR NO : 2013/22228
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, davalı işverenler yanındaki çalışmaları kapsamında itibari hizmet süresinin tespiti ile sigortalılık sürelerine eklenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan …ve Kurum avukatları tarefından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece, tefhim olunan kısa kararda “davanın kısmen kabulü ile, 27.846,42 TL net kıdem tazminatının, iş aktinin fesih tarihi olan 03.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte,5.020,42 TL net ihbar tazminatından; 1000 TL sinin dava tarihi olan 22/03/2011 tarihinden, 4.020,42 TL sinin ıslah tarihi olan 08/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının diğer talebinin reddine”, karar verilmiş iken, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise “…yönünden davanın reddine, davanın diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne” şeklinde hüküm kurularak, davacının 1990-2003 yılları arasında basın iş yasasına göre bildirilmeyen sürelerinin tespitine karar verildiği, bu suretle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde “hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir.
Tarafların yüzüne karşı tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğundan, Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Kararı gereğince salt bu husus bozma nedenidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan çelişkili şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalılardan …ve Kurum avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, sair temyiz nedenleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacı ve davalılardan … Haber Ajansı A.Ş.’ye iadesine, 25.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.