Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/5742 E. 2013/21935 K. 20.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5742
KARAR NO : 2013/21935
KARAR TARİHİ : 20.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 506 sayılı Kanunun 60. maddesinin (G) bendindeki “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” biçimindeki düzenleme dikkate alındığında ve davacının 29.01.1987 doğumlu olması karşısında, 506 sayılı Kanunun 60/G maddesi hükmüne göre sigortalılık başlangıç tarihi olarak 18 yaşın ikmal edildiği 29.01.2005 tarihi kabul edilmeli, 29.01.2005 tarihi öncesine ait primi ödenen süreler malullük, yaşlılık, ölüm sigortası yönünden prim ödeme gün sayısına dahil edilmelidir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması, isabetsizdir.
3-) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi (Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. ve 389. maddeleri) uyarınca, kararın anılan maddede tanımlanan unsurları taşıması gerektiğinin ve “taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” yönündeki hükmünün, kararın yazımında dikkate alınmayarak, hükmün infazında tereddüt yaratacak şekilde, yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, “davalıdan” tahsiline şeklinde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince temyiz edenin sıfatına göre düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hükmün (1) numaralı paragrafında yer alan “…01.06.2003 – 01.06.2009 döneminde…” ibarelerinin silinmesine, “01.06.2004 – 01.06.2009 döneminde her ay 30 gün olmak üzere çalıştığının TESPİTİNE,” şeklindeki (6) numaralı paragrafının sonuna, “506 sayılı Kanunun 60/G maddesi hükmü uyarınca davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 29.01.2005 olduğunun ve 29.01.2005 tarihinden öncesine ait süreler yönünden ödenecek sigorta primlerinin, prim ödeme gün sayısının hesabına dâhil edilmesi gerektiğinin TESPİTİNE,” cümlesinin eklenmesine, yargılama giderlerine ilişkin (10) numaralı paragrafında yer alan “…davalıdan…” sözcüğünün silinerek, yerine “…davalılardan müştereken ve müteselsilen…” sözcüklerinin yazılmasına, gerekçenin de bu esasa göre düzeltilmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.