YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6199
KARAR NO : 2013/13345
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
……
Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ile davalı…….. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 26/2’nci maddesi üçüncü kişinin sorumluluğunu düzenlemekte olup; buna göre iş kazası veya meslek hastalığı üçüncü bir kişinin kastı veya kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalı veya hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunların çalışanlarına rücu edilebilir.
Üçüncü kişinin rücu alacağından sorumluluğu kusur sorumluluğu esasına dayanır. Bir başka ifadeyle; üçüncü kişi, ancak kusurlu ya da kasıtlı bir hareketinin varlığı halinde rücu alacağından sorumludur. Maddede geçen “çalıştıranlara” ibaresi, zararlandırıcı sigorta olayına neden olan üçüncü kişinin işverenlerini ifade etmekte olup; söz konusu işverenlerin sorumluluğu için, iş kazası veya meslek hastalığının oluşmasında kusurunun bulunduğunun saptanması gerekir. İstihdam edenlerin sorumluluğunu düzenleyen 818 sayılı Mülga Borçlar Kanununun 55’inci (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 66) maddesinde, işverenin sorumlu olması için kusurlu olması şartı aranmamış iken, 506 sayılı Kanunun anılan maddesinde, üçüncü kişinin
./..
-2-
işvereninin sorumluluğu kusur esasına dayanması karşısında; üçüncü kişinin işvereni hakkında, Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca kusursuz sorumluluk hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Burada hangi hareketin kusur sayılacağına ilişkin 506 sayılı Kanunun 26/1’inci maddesine paralel bir açıklama yapılmadığından, kusur olgusunun 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunun 41 ve devamı (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 ve devamı) maddeleri uyarınca belirlenmesi gerektiğinin kabulü gerekir.
Somut olayda; davalılardan…..e ait bina inşaatının çatı panelleri döşenirken, davalı …… Şti. nin işçisi olan sigortalı …..montajı yapılan çatıdan düşerek öldüğü, davalı şirketler arasında 506 sayılı Kanunun 87’nci maddesi anlamında asıl işveren – taşeronluk ilişkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Olayın oluşumunda kusurunun bulunduğu hakkındaki ceza davasında verilen kesinleşmiş mahkûmiyet kararı ile belirlenen davalı üçüncü kişi …’ın işvereni durumundaki davalılardan………. olayın oluşumunda herhangi bir kusuru da tespit edilememiştir. Söz konusu ceza davasında davalı … hakkında alınan mahkûmiyet ilamı davalı şirket yönünden 818 sayılı Mülga Borçlar Kanununun 53’ncü maddesi kapsamında hukuk hâkimini bağlayıcı nitelikte kabul edilemeyeceğinden, davalı…… yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece, istihdam eden sıfatıyla kusursuz sorumluluğu bulunduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı ……. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…….