Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/8113 E. 2013/17753 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8113
KARAR NO : 2013/17753
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, davacının sigortalı babasından 02.10.2007 tarihinden itibaren ölüm aylığı tahsisi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
02.10.2007 tarihinde ölen eşinden ölüm aylığı almakta olan davacının, 24.01.1976 tarihinde ölen babasının sigortalılığından 27.04.2012 tarihinde ölüm aylığı tahsisi talebinde bulunduğu, Kurumca, eşten ölüm aylığı bağlandığı için babadan ölüm aylığı tahsis talebinin ret edildiği anlaşılmakla, davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 68 ve 99 ve 5510 sayılı Yasanın 97. maddeleridir.
Mahkemece, davacıya, ölen babasının sigortalılığından ölüm aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, sigortalı babanın ölümü tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 99. maddenin 1. fıkrası hükmüne göre, “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıklar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar. Bu durumda olanların gelir ve aylıkları, yazılı istek tarihini takibeden aybaşından itibaren başlar.”. Bu yasal düzenleme çerçevesinde, hakkı doğuran sigortalı babanın ölüm tarihi gözetildiğinde, davacının ölüm aylığı başlangıç tarihinin tahsis talep tarihini takip eden 01.05.2012 tarihi olduğunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Ne var ki, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 97. maddesinin 1. fıkrasının “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malûllüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar.” düzenlemesi karşısında, tahsis talep tarihinden geriye yönelik beş yıllık dönem içindeki ölüm aylıklarının istenebileceği belirgin bulunmakla ve anılan Yasanın yürürlük tarihi de gözetildiğinde, davacının ölüm aylığı başlangıç tarihinin 01.10.2008 tarihi olduğunun gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının 1. bendinin silinerek, yerine “1-Davanın kısmen kabulüne, davacıya 01.10.2008 tarihinden itibaren ölen babasının sigortalılığından ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,” cümlesinin yazılmasına, 3. bendin devamına “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği 1320,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,” cümlesinin hüküm fıkrasına eklenmesine, 4. bendin silinerek, yerine “Davacı tarafından yapılan 281,75 TL. yargılama giderinin taktiren 140,87 TL.sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.