YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8396
KARAR NO : 2013/19211
KARAR TARİHİ : 28.10.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere ve özellikle; davanın iş kazasından doğan rücu tazminatı istemine ilişkin olmasına, 506 Sayılı Kanunun 26/1.nci maddesindeki “….sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün, Anayasa Mahkemesince 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas 2006/106 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, Kurumun bu maddeden doğan rücu hakkının, “halefiyete” değil, “kanundan doğan basit rücu hakkına” dayandığının kabul edilmesi ve bu kabul çerçevesinde, Kurumun rücu alacağının, ilk peşin değerin kusura tekabül eden miktarıyla sınırlı bulunmasına ve tazminat hesabının bu şekilde yapılmasının gerekmesine, 506 sayılı Kanunun 92. maddesinin, “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir.” düzenlemesini içermesine , dosyadaki bilgi ve belgelerden sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlandığı, iş kazası meslek hastalıkları sigortası kolundan bağlanan gelirin yarıya indirildiği, anılan madde uygulandığındaki ilk peşin değeri toplamının 36.191,07 TL olmasına karşın gerekçeli kararda, 40.967,43 TL olan tüm peşin değer miktarının esas alınmasının isabetsiz olmasına, bu hususun sonuca etkisinin bulunmamasına ve ilerde açılacak davada gözetilmesinin mümkün bulunmasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, 28.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.