Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/915 E. 2013/16863 K. 19.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/915
KARAR NO : 2013/16863
KARAR TARİHİ : 19.09.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davalı … yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum, davalılardan belediye başkanlığı avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
İş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir nedeniyle, uğranılan Kurum zararının, davalılardan teselsülen tahsili istemine ilişkin olan davanın Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 26. maddesidir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; …. Köprüsü’nün ….ayağında biriken yağmur ve yeraltı sularının denize boşaltılması için kurulmuş sump-pit pompa odasının çökeltme havuzundaki çamurun temizlenmesi sırasında, davalı belediyeye ait işyerinde işçi olarak çalışan sigortalı ve ustabaşı zehirli gazdan etkilenerek vefat etmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı … % 100 kusurlu bulunmuştur.
Haklarında ceza davası açılan gerçek kişi olan davalılar ….Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda, 12.5.2008 tarih ve 2006/249 esas ve 2008/59 sayılı karar ile kusurlu bulunarak cezalandırılmalarına karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 23.5.2012 tarih ve 2012/5323 esas ve 12996 karar sayılı kararı ile düzeltilerek onanmıştır.
Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi ceza kararındaki kusur oranlarıyla bağlı değilse de, maddi olgularla bağlıdır. Haklarında ceza davası açılıp ve mahkumiyet kararı kesinleşenler yönünden az da olsa bir kusur verilmesi gerekmekte olup, iş kazası sonucunda sigortalı ile usta konumundaki bir işçinin daha ölmüş olması nedeniyle,sigortalının ölümünde, ölen usta konumundaki diğer işçinin ne gibi bir kusuru olduğu da irdelenmemiştir.
Öte yandan, Anayasa’nın 129/5. maddesi hükmüne göre; memurlar ile diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. Anılan maddede ”yetkilerini kullanırken” deyimi uygulamada “görevlerini yaparken” biçiminde yorumlanmaktadır. Bu yönde davalıların belediyede kaza tarihi itibariyle hangi statüde oldukları belirlenmeli ve memur statüsünde çalıştıkları anlaşılırsa dava husumetten reddedilmelidir. Zira, husumet dava şartlarından olup, mahkemece resen gözönünde tutulmalıdır.
Ayrıca, haksahiplerinden Arzu yönünden 92. madde uygulanarak iş kazası gelirinin yarıya indirilip indirilmediği araştırılmalı, ilk peşin değer buna göre yeniden belirlenmelidir.
O hâlde mahkemece; ceza davasında mahkum olanlar ve ölen ustabaşının da kusurunu irdeleyen konusunda ve işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı açısından uzman kişilerden oluşa ve İşçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına uygun kusur raporu alınarak alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O hâlde, davacı ve davalı … avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.