YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12140
KARAR NO : 2015/11879
KARAR TARİHİ : 15.06.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, Alman Rant Sigortasına giriş tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak tespiti ile 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne; 13/02/1992 tarihinin, davacının 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı hizmetlerinin başlangıç tarihi olarak tespitine, yurtdışı borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında geçerli olduğunun tespitine yönelik talebinin reddine, koşulları oluşmadığından yaşlılık aylığı bağlanması talebinin ve aylıkların yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline dair taleplerin reddine, karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
22.07.2011 tarihli borçlanma talebi ve 28.10.2011 tarihli ödeme ile…’da geçen 15.12.1990-14.12.2010 tarihleri arasında 7200 günlük süreyi 3201 sayılı Yasa kapsamında, 5510 sayılı Yasanın 4/1-b maddesine göre borçlanan davacının, 01.11.2013 tarihi itibari ile 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında tescili olmadığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297’nci maddesinde; “…taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir
Somut olayda; Mahkemece, 13/02/1992 tarihinin 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında davacının sigortalı hizmetlerinin başlangıç tarihi olarak
./..
tespitine, yurtdışı borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında geçerli olduğunun tespitine yönelik talebinin ise reddine, karar verilmek sureti ile kendi içerisinde çelişkili hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle, sair temyiz nedenleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 15.06.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.