YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14318
KARAR NO : 2014/17406
KARAR TARİHİ : 15.09.2014
Mahkemesi :Samsun 2. İş Mahkemesi
Tarihi :06.05.2014
No :2014/344-2014/246
Dava, sigortalılık ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkeme, bozma ilamına uyduktan sonra yaptığı yargılama sonucu davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmü, davalı Kurum avukatının temyiz etmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemenin uyma kararı verdiği Dairemizin bozma ilamında, “…borcunu ödemesi için davacıya uygun bir süre verilmeli ve sonucunda ödeme yapılıp yapılmamasına göre yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin bir karar verilmesi gerektiği” bozma nedeni yapılmıştır.
09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda; Mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usuli kazanılmış hak” olarak adlandırılır. Bu hukuki müessese Mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve istenilenler kapsamında işlem yapmak ve hüküm kurma zorunluluğunu getirir.
Uzun yıllardan beri Yargıtay’ın kökleşmiş, sapma göstermeyen uygulamaları ve öğretide benimsenen usuli kazanılmış hak müessesesi, usul hukukunun dayandığı vazgeçilmez ana temellerinden biridir.
Bu hukuki kuralın ancak iki istisnası bulunmaktadır. Bunlardan biri, Mahkemece Yargıtay bozma kararına uyulduktan sonra görülmekte olan davaya uygulama imkanı olan yeni bir içtihadı birleştirme kararı çıkması; diğeri de, 4.2.1959 gün ve 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirlendiği üzere, hükmüne uyulan bozma kararından sonra görevle ilgili yeni bir yasal düzenlemenin getirilmiş olmasıdır. Olayda; Dairemizin Bozma kararına uyulmakla, meydana gelen usuli kazanılmış hakkın sonuç doğurmayacağı haller de söz konusu değildir
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece yapılması gereken iş, 30.06.1987 – 30.06.2011 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun – 5510 sayılı Kanunun 4/b maddeleri kapsamında kesintisiz olarak sigortalı olarak kabul edilmesi gereken ve son olarak prim ve her türlü borçlarını banka kredisiyle ödediği anlaşılan davacının, sigortalılık iptali sonucu yaşlılık aylığı bağlanma şartlarını taşımadığının belirlenmesi üzerine bankadan aldığı kredinin davalı kurum tarafından bankaya iade edildiği ve bu çerçevede Kuruma borçlu olduğu gözetilerek, uyma kararı verilen bozma kararı gereği yerine getirilmek suretiyle yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucuna göre karar vermektir.
O halde, davalı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.