Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2014/14979 E. 2014/22009 K. 03.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14979
KARAR NO : 2014/22009
KARAR TARİHİ : 03.11.2014

Mahkemesi : Bakırköy 4. İş Mahkemesi
Tarihi : 16.04.2014
No : 2013/302-2014/152

Dava, sigortalılık başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi.. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir.
Somut olayda, davacının, 01.12.1986 tarihini sigortalık başlangıcı olarak tespitini talep ettiği, mahkemece dinlenen tanıklar bordro tanığı olmadığından, ispatlanmayan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İşveren tarafından 28.1.1987 tarihinde Kuruma intikal ettirilen 01.12.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin mevcut olduğu, yapılan fotoğraf ve imza incelemesinde bildirgedeki imzanın davacının eli ürünü, fotoğrafın da davacıya ait olduğunun tespit edildiği, bildirgede yer alan 485888 sicil numaralı işyerinin davacının işe başlayış tarihini kapsar şekilde kapsamda bulunduğu, bildirgede yer alan sigorta sicil numarasının daha sonraki çalışmalarında kullanılmaya devam ettiği, verilen sicil numarasının o yılın serilerinden olduğu, dönem bordrosunun verilmediği, dolayısıyla bordro tanıklarının mevcut olmadığı, yargılama sırasında dinlenen tanıkların davacının çalıştığı yönünde beyanda bulundukları, tespiti talep edilen tarihte çalışmanın mevcut olduğu bu sebeple mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. Davacının 10.8.1969 doğumlu olması ve işe giriş tarihinde 17 yaşında bulunması dikkate alınarak hüküm kurulurken uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunup olaya uygulanan mülga 506 sayılı Kanunun 60/g maddesi dikkate alınarak hüküm kurulması gerekir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03.11.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.