Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2014/19286 E. 2014/24439 K. 20.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19286
KARAR NO : 2014/24439
KARAR TARİHİ : 20.11.2014

Mahkemesi : Bafra 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Tarihi : 22.05.2014
No : 2010/464-2014/280

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalıların işlettiği Aile Sağlığı Merkezi’nde Haziran 2008- Haziran 2010 ayları arasında hizmet akdine tabi olarak geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
İnceleme konusu davada; istem reddedilmiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli değildir. Bu bakımdan; somut olayda Bafra İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün 09.02.2011 tarihli tutanağında “dava konusu işyerinde işçi sıfatıyla çalışan kadrolu personel haricinde başka personelin bulunmadığı” belirtildiğine göre, aksi çıkarımından işyerinde işçi sıfatıyla çalışan personelin bulunduğu anlaşılmakta olup uyuşmazlık konusu tarihleri içerir dönemsel sigorta primleri bordroları, aylık prim ve hizmet belgeleri Kurumdan getirtilmeli, anılan bordrolarda, belgelerde bildirimleri yapılan ve kadrolu sigortalıların bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, davacının çalışmasının gerçekleşip gerçekleşmediği ortaya
konulmalı, belirdiği takdirde tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli, toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.11.2014 gününde oy birliği ile karar verildi.