Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2014/22111 E. 2016/1406 K. 09.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22111
KARAR NO : 2016/1406
KARAR TARİHİ : 09.02.2016

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, 26.11.2010 tarihi itibariyle … sigortalılığının sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava dilekçesinde, davacının eşine ait tarlayı kiralayarak tarımsal faaliyette bulunduğu ve bu sebeple tescil olduğundan bahisle, anılan tarlanın 26.11.2010 tarihinde satıldığı belirtilerek, işbu tarih itibariyle kaydının silinmesi istenilmiş, mahkemece salt ziraat odası kaydının tescile yeterli olmadığı, eylemli tarımsal faaliyetin bulunmsı gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacının ziraat odası kaydına dayalı olarak 05.01.2011 tarihi itibariyle tarım sigortalısı olarak tescil edildiği, bu tarihten öncesine dair bir sigortalılığı bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece öncelikle yapılacak iş, davacıya, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hakimin davayı aydınlatma ödevi” başlıklı ve hakimin, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği, kanıt gösterilmesini isteyebileceği yönündeki 31. maddesi ile “Tarafların Dinlenilmesi” başlıklı 144. maddesi kapsamında talebini açıklattırmaktır.
Hukuk Genel Kurulu’nun 14.11.2007 tarih ve 2007/13-848 E. 2007/840 K. sayılı ilâmında belirtildiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi ) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup, bunlara dava şartları denir. Dava şartlarından bir kısmı olumlu ( varlığı mutlaka gerekli ); diğer bir kısmı da, olumsuz ( yokluğu mutlaka gerekli ) niteliktedir. Hâkim, önüne gelen bir davada, dava şartlarının mevcut olup olmadığını re’sen gözetmelidir.
Olumlu dava şartlarından biri de, davacının o davayı açmakta hukuki yararının bulunmasıdır. Açılmasında davacısı yönünden hukukî yarar bulunmayan bir dava, dava şartının yokluğundan dolayı reddedilmelidir.
Somut olayda, davacının talebinin, tarım sigortalılık tescilinin iptali olduğunun anlaşılması halinde şimdiki gibi karar verilmeli, ancak talebin 26.11.2010 tarihi itibariyle … sigortalılığının sona erdiğinin tespitine ilişin olduğunun belirlenmesi halinde, anılan tarihte davacının bir tescil kaydı bulunmadığı gözetilerek talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gereklidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönlerini amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.02.2016 günü oybirliği ile karar verildi.