Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2014/23517 E. 2015/5 K. 12.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23517
KARAR NO : 2015/5
KARAR TARİHİ : 12.01.2015

Mahkemesi :Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 01.05.2007-30.01.2009 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığını ancak Kurumca bu çalışmaların iptal edildiğini ileri sürerek bu sürelerin tespitini istemiştir. Dosyanın tetkikinde, davalı şirketin iflas ettiği ve davaya … …i’nin katıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
506 sayılı Kanunun 4. maddesinde ise, “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. 5510 sayılı Kanunun 12.maddesine göre de, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işverendir. ”Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Taraf ehliyeti konusu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114’üncü maddenin 1 inci fıkrasının (d) bendi uyarınca dava şartlarındandır, davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.
Öte yandan, taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, Medeni Hukuktaki medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin Medeni Usul hukukunda büründüğü şekildir. Kimlerin taraf ehliyetine sahip bulunduğu Medeni

Kanuna göre belirlenir (HMK m.50, TMK m.8 ve m.48). Buna göre, medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti bulunan her gerçek (TMK m.8) ve tüzel (TMK m.48) kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir.
Mahkemece, karar başlığında (3) numaralı davalı olarak gösterilen …’un tasfiye memuru olduğu ve taraf ehliyetinin bulunmadığı gözetilmeksizin karar başlığına davalı olarak yazılması , usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Karar başlığında yer alan “davalı 3 “ ibarelerinin silinerek yerine “tasfiye memuru” yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.01.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.