Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2014/4723 E. 2014/6769 K. 25.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4723
KARAR NO : 2014/6769
KARAR TARİHİ : 25.03.2014

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı Kurum, iş kazası sonucu ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine bağlanan gelirler ile ödenen cenaze giderinin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, davalı … hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın ise yazılı biçimde kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı ile davalı asıl işveren limitet şirket avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı şirket avukatının tüm, davacı Kurum avukatının, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, iş kazasından doğan rücu tazminatı istemine ilişkin olup, 506 Sayılı Kanunun 26/1.inci maddesindeki “….sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün, Anayasa Mahkemesince 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas 2006/106 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, Kurumun bu maddeden doğan rücu hakkının, “halefiyete” değil, “kanundan doğan basit rücu hakkına” dayandığının kabul edilmesi ve bu kabul çerçevesinde, Kurumun rücu alacağının, ilk peşin değerin kusura tekabül eden miktarıyla sınırlı bulunmasına, öte yandan, kesinleşen önceki rücu davalarında hükmolunan miktarın mahsubu yapılırken, sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin esas alınması gerektiğine; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirle birlikte artışlara da hükmedilmişse, artışların hükmolunacak rücu tazminatından mahsup edilmesine olanak bulunmamasına, bu çevrede meseleye fiili ödemeler açısından bakıldığında ise fiili ödemenin mevcudiyeti halinde, kurumun talep edebileceği miktarın hesabının da aynı şekilde gerçekleştirilmesi gerekmekte olup; şayet, ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur karşılığı, fiili ödeme miktarından düşük ise o takdirde, ilk peşin sermaye değerine itibar edilmesi; aksine, fiili ödeme miktarı
ilk peşin değerden düşük ise o takdirde de, fiili ödeme miktarının esas alınması gerektiğine göre; mahkemece, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının derdest davalara uygulanması gerektiği gerekçe gösterilerek yargılama yapılıp, asıl işveren limitet şirkete %25, taşeron anonim şirkete %25, Nuri’ye %5, Osman’a %5, ölen sigortalıya %40 kusur izafe edilen 08.03.2006 tarihli kusur raporunun hükme dayanak kılınıp, yukarıdaki ilke ve esasalar doğrultusunda ilk peşin değerli gelirler ile cenaze giderinin %60 kusur karşılığı yönünden, davanın kısmen kabulüne hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, ilk peşin değerli gelirin onay tarihinin 19.03.2002 tarihi olmasına rağmen, karar yerinde anılan tarihin 19.03.2013 olarak gösterilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Hüküm fıkrasının, (1) no’lu bendinin ikinci satırında yer alan “19/03/20013” tarihinin silinerek yerine “19/03/2002” tarihinin yazılmasına, gerekçe ve kısa kararın da biçimde düzeltilmesine ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan Kalsipar End. Hammadde ve Mak. Tic. Ltd. Şti.’den alınmasına, 25.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.