YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6325
KARAR NO : 2014/24638
KARAR TARİHİ : 24.11.2014
Mahkemesi :Çorum 1. İş Mahkemesi
Tarihi :14.02.2014
No :2012/548-2014/54
Dava, aksine Kurum işleminin iptali ile iş kazası sonucunda davalı Kuruma rücuan ödenmesi gereken tutarın kusur karşılığında hesap edilerek ve 6111 sayılı Yasa kapsamında faydalandırılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece ilamında belirtilen gerekçelerle, davanın kabulüne, davacı şirketin, iş kazası nedeniyle borcunun 6111 sayılı Yasa uyarınca şirketin kusuru oranında yapılandırılarak sorumlu tutulmasına, karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, 24.08.2002 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda vefat eden işçinin hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle, davalı Kurumun oluşan zararının, davacı şirketten rücuan tazminine ilişkin çıkarttığı alacağı 6111 sayılı Yasa kapsamından faydalanarak ödeyen davacı şirketin, davalı kurumun oluşan zararın tamamı üzerinden 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırmaya tabi tutması işlemine itiraz ederek, aslen davacı şirket yekililerinin yargılandığı Ceza Mahkemesinde aldırılan Kusur raporuna göre 5/8 kusur karşılığı üzerinden yapılandırmaya tabi tutulması gerektiği iddiası ile Kuruma başvurusu sonrasında Kurumun bu talebi reddetmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen kararın yanılgılı değerlendirmeye tabi olduğu anlaşılmaktadır.
6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma hükümlerinden yararlandırılmak için davalı Kuruma süresinde yaptığı başvuru gereği Kanunun 20/5. maddesinde yer alan “a) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri gereken borçluların, bu Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır. b) Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil dairesine verilir ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir. Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsili gerektiği
halde tahakkuku diğer kamu idarelerince yapılan alacaklara ilişkin ilgili kamu idaresi aleyhine açılmış davalardan vazgeçme dilekçelerinin verileceği idari mercii belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. c) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz ve bu kararlar ile idare aleyhine hükmedilmiş yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bulunması halinde bunlar talep edilemez.” düzenlemesi uyarınca 06.05.2011 tarihinde davalı Kurumca çıkartılan tüm tutarı 28.05.2011 tarihinde ödediği anlaşılmakta olan davacı şirket hakkında, 6111 sayılı Yasada kusur karşılığı miktarın ödenmesine ilişkin herhangi bir ibare bulunmamasına karşın usulüne uygun şekilde ve süresinde 6111 sayılı Yasadan faydalanmak suretiyle davaya konu rücu alacağını ödedikten sonra kusuru karşılığında ödeme yapmak üzere eldeki davayı açmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin, davanın reddine karar vermek yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları nazara alınmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.