YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9000
KARAR NO : 2015/682
KARAR TARİHİ : 19.01.2015
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, davacı Kurumca yapılan sözleşme gereğince faaliyet gösteren Eczane sahibinin 10.03.2005 tarihinde vefatından sonra, sözleşme yapılmaksızın ve ruhsatsız şekilde reçete düzenlenmesi ile reçete tutarlarının Kuruma fatura edilmesi ile eczane sahibinin verdiği vekâlete dayalı olarak çekildiği iddiası ile uğranılan Kurum zararının eczacı Kalfası ollan davalı …. ve eczane sahibinin yasal mirasçılarından tahsili istemine ilişkindir.
İş Mahkemesi Sıfatı ile hüküm veren Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re’sen ele alınması gereken bir husustur.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106. maddesi ile mülga 1479 sayılı Kanunun 70. maddesinde ve 506 sayılı Kanunun 134. maddesinde, bu Kanunların uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlığın çözümünde, ne 506 sayılı Kanun, ne 1479 sayılı Kanun ne de 5510 sayılı Kanun’un uygulama yeri bulunmamakta olup, Kurumca tahsili istenilen borcun davalıların, eczane işletmeye yetkili Eczane sahibinin ölümünü Kuruma bildirmemesi ve sonrasında ruhsatsız şekilde ve Kurumca yeni bir sözleşme yapılmaksızın ilaçları Kuruma fatura etmek suretiyle haksız kazanç elde ettikleri ve Kurumu zarara uğrattıkları iddiasına dayalı olarak istendiği dikkate alındığında,
davanın yasal dayanağı 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 ve devamı (6098 sayılı Kanunun 49 ve devamı) maddeleridir. Bu durumda yukarıda sözü edilen kanun maddeleri hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesi görevli değildir. Bu çerçevede uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.