Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2014/9048 E. 2015/681 K. 19.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9048
KARAR NO : 2015/681
KARAR TARİHİ : 19.01.2015

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, fiili çalışmaya dayalı olmayan hizmet bildirimlerinin, örgütlü suç kapsamında, işyeri tescil ettirilerek ve evrakta sahtecilik ve kamu kurumunun zararına dolandırıcılık yoluyla davalı tarafından gerçekleştirildiği ve bu bildirimler dolayısıyla, sigortalı olarak bildirimleri yapılanlara yersiz yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re’sen ele alınması gereken bir husustur.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106. maddesi ile mülga 1479 sayılı Kanunun 70. maddesinde ve 506 sayılı Kanunun 134. maddesinde, bu Kanunların uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlığın çözümünde, ne 506 sayılı Kanun, ne 1479 sayılı Kanun ne de 5510 sayılı Kanun’un uygulama yeri bulunmamakta olup, Kurumca düzenlenen borç bildirim belgesinin davalının muhasebeciler ile birlikte birden fazla şirketten para karşılığı sahte bildirimler yoluyla sigortalılara haksız tedavi yardımı yapılmasına neden oldukları iddiasına dayalı olarak tanzim edildiği dikkate alındığında davanın yasal dayanağı 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 ve devamı (6098 sayılı Kanunun 49 ve devamı) maddeleridir. Bu durumda yukarıda sözü edilen kanun maddeleri hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesi görevli değildir. Bu çerçevede uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 19.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.