YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10501
KARAR NO : 2017/7471
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
Dava, maluliyet aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İnceleme konusu somut olayda; 26.11.2006 ve 15.01.2008 tarihli tahsis taleplerinin, çalışma gücünün %60’ını kaybetmediğinden bahisle reddedildiği, itiraz üzerine da davacının çalıma gücünün %60 oranında kaybetmediğinin belirtildiği, yargılama safhasında en son alınan raporda, Yönetmeliği çerçevesinde, yaşına göre %75 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmediği, meslekte kazanma gücü ile çalışma gücü kaybının farklı kavramlar olduğu belirtilmiş, mahkemece, davacının malul sayılamayacağından bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 25.maddesi “Sigortalının veya işverenin talebi üzerine, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü Maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiğispit edilen sigortalı, malûl sayılır.” hükmünü içermekte olup, malul sayılma için 506 sayılı Yasada öngörülen çalışma gücünün en az 2/3’sini yitirmiş olma hali, 01.10.2008 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 25. maddesindeki yasal düzenlemede “çalışma gücünün en az % 60’ını kaybetme” olarak öngörülmüştür.
./..
Bu düzenleme çerçevesinde, sigortalı sayılanlar ve bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarının çalışma gücü veya meslekte kazanma gücü kayıp oranlarının tespitine ilişkin İşlemleri Yönetmeliği 01.10.2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 11.10.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak; Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ise 01.09.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 03.08.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Davacının tahsis talep tarihine göre yukarıda belirtilen mevzuatlar kapsamında inceleme yapılması gerektiğinden, mahkemece, davacıdaki hastalık ve arazların 01.10.2008 tarihinde kadar, muvacehesinde, çalışma gücünün en az 2/3’ünü yitirmesine sebebiyet verip vermediği, 01.10.2008- 31.08.2013 tarihleri arası için, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde çalışma gücünün en az %60’ını yitirmesine sebebiyet verip vermediği; 01.09.2013 tarihi sonrası için Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde malûl sayılmayı gerektirecek derecede bulunup bulunmadığı, malûl ise, malûllük halinin hangi tarihte oluştuğuna dair rapor alınmalıdır. Yapılacak değerlendirmede, varsa maluliyet başlangıç tarihi belirlendikten sonra, adı geçen tüzük ve yönetmelik hükümlerinde sigortalı lehine getirilen düzenlemeler var ise kuşkusuz bunların da dikkate alınması gerekecektir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 31.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.