YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14301
KARAR NO : 2015/14771
KARAR TARİHİ : 14.09.2015
Mahkemesi : Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hak sahibi sıfatıyla davalıya ödenen ölüm aylığının 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince kesilmesi sonucu davalıya ödenen yersiz aylıkların tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacı Kurum tarafından davalı aleyhinde yersiz ödemelerin tahsili için … İcra Müdürlüğü’nün 2014/28190 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı ve davalı tarafından süresinde … İcra Müdürlüğü’nün yetkili olduğu iddiasıyla yetkiye ve borca itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih E:2004/19-410 K:2004/471 sayılı kararında belirtildiği üzere; itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Bir icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise, önce, bu itiraz incelenip sonuçlandırılmalıdır. Zira yetki itirazı karara bağlanmadıkça ortada hukuken geçerli bir takip olduğu söylenemez.
Bu nedenle, itirazın iptali davasını gören mahkeme, öncelikle, bu yönü inceleyip karara bağlamalıdır. Esasen, itirazın iptali davasına bakma yetkisi takibin yapıldığı yer mahkemesine ait olduğundan, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi zorunludur.
Mahkeme bu inceleme sonucunda kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır. Yine, mahkemenin açıklanan yönde yapacağı inceleme ve değerlendirme bakımından kendi yetkisine yönelik bir itirazın bulunup bulunmaması da önem taşımaz. Kısaca, itirazın iptali davasını gören mahkeme, kendi yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, öncelikle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı incelemek ve sonuçlandırmak zorundadır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan Hukuk Genel Kurulu kararı gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeler ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde; davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 14.09.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.