YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19979
KARAR NO : 2016/321
KARAR TARİHİ : 19.01.2016
Mahkemesi : 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 09.07.2015
Dava, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 6552 sayılı Kaunun yapılandırma hükümlerinden yararlandırılması istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine, ilamında belirtildiği şekilde davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dairemizin …/…-…. sayılı bozma ilamına uyulması sonrasında yapılan yargılama sonucu, davanın esası hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli ise de;
6552 sayılı Kanunun 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine eklenen 3. fıkrada, “31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” hükmü yer almaktadır.
Dava tarihi itibariyle anılan düzenlemenin yürürlükte olduğu ve davaya konu uyuşmazlığın, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti dışında, sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklandığı gözetildiğinde, dava tarihinden önce Kuruma bir başvurusu olmadığı anlaşılan davacı lehine vekalet ücreti tayini yersiz olup, dava açılmasına sebebiyet vermeyen davalı Kurum lehine vekalet ücreti verilmelidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının tümüyle silinmesine, yerine;
“1-DAVANIN KONUSUZ KALMASI NEDENİYLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-27,70 TL ilam harcının davacıdan alınıp Hazineye irat kaydına,
3- 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı Kuruma verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılmış olan 94,00 TL. yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına
5-Davalı kurum tarafından yapılan 17,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Taraflarca gider avansı olarak yatırdıkları miktardan kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye gider avansının 6100 Sayılı HMK ‘nun 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde taraflara iadesine” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.