Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2015/23616 E. 2016/851 K. 26.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23616
KARAR NO : 2016/851
KARAR TARİHİ : 26.01.2016

Mahkemesi : İş Mahkemesi
Tarihi : 27.06.2013

Dava, Esnaf Bağ-Kur sigortalılığına dair terk belgesindeki imzanın kendisine ait olmadığının tespiti ile terk işleminin kaldırılması ve 6111 sayılı Kanundan yararlanılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine, ilamında belirtildiği üzere davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dairemizin … sayılı bozma ilamı sonrası mahkemece, davacının Kuruma sunduğu kabul edilen terk dilekçesi altındaki imzanın davacıya ait olmadığının anlaşılması halinde Kurumun nasıl hareket edeceğinin, bu durumda sigortalılık süresinin nasıl kabul edileceğinin sorulması üzerine Kurum tarafından, terke dair belge altındaki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edilmesi ve buna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunması halinde, terk işleminin kaldırılarak esnaf sicil kaydının silindiği tarihe kadar sigortalılığın devam ettrileceğinin bildirilmiş olması karşısında yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de;
Yukarıda belirtilen bozma ilamımızda da belirtildiği üzere, aynı mahkemeye ait, … sayılı ve Dairemizin … gün, … sayılı düzelterek onaması ile kesinleşen dosya kapsamında, Kurumun 04.02.2002 tarihli terk işleminin iptali, davacının sigortalılık süresinin terk işlemi tesis edilmeden önceki durumuna dönüştürülmesi ile 5763 ve 5797 sayılı Kanunlarla 5510 sayılı Kanuna eklenen yapılandırmaya dair hükümlerden yararlanılması talep edilmiş, davacının anılan dilekçedeki imzanın davacı eli ürünü olmadığına dair Adli Tıp raporuna rağmen, esnaflık faaliyetini belgeleyemediğinden, bu yöndeki talebi reddolmuş, yapılandırmaya dair talebi de hukuki yarar yokluğundan reddedilmiştir.
Anılan kesinleşmiş dosya kapsamı ile, 31.05.1989 tarihinde sona eren sigortalılığa ilişkin herhangi bir borcu bulunmayan davacının, 6111 sayılı Kanundan yararlanılması hususunda bir hukuki yararı bulunmadığı dikkate alınmaksızın, davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönlerini amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.01.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.