Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2015/4900 E. 2015/10242 K. 26.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4900
KARAR NO : 2015/10242
KARAR TARİHİ : 26.05.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, 2926 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun’un 4,b/4. maddesi kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ….. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece, Dairemizin 2012/ 10638 – 2013/ 5829 sayılı bozma ilamına uyulması sonrasında yapılan yargılama sonunda, 01.11.2001-16.6.2011 tarihleri arasıında, 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık sürsi dışında, davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiş ise de;
Anılan bozma gereklerine yanlış anlam verildiği ve tümüyle yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Zira, kabulüne karar verilen dönem içinde yer alan 2002-2011 yılları arasında, 2926 sayılı Kanun kapsamındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının söz konusu olabilmesi için, 2926 sayılı Kanun’a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir kayıt ve tescil başvurusu ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı gerekli olup, devamında, bozma ilamında belirtilen ilkeler doğrultusunda, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı hususları ayrıntılı olarak araştırılmalı, yok ise bu dönem yönünden davanın reddine karar verilmelidir.
Yapılacak değerlendirmede, Kurumca, 01.11.2001 tarihinden itibaren sigortalı olarak tescil edilen davacının, 5 yılı aşan prim borcu bulunması nedeni ile 5510 sayılı Kanun’un Geçici 17. maddesinin “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim

ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. …” hükmü gereğince aynı tarih itibariyle sigortalılığının durduruduğu, 01.5.2008-22.7.2008 dönemi hakında ise yine tescil işlemi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise anılan maddenin “…Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. …” hükmü gereği, davacının Kurumca kabul edilen ancak durdurulan sigortalılık süreleri (ihya edilebilir) Kurumdan sorularak belirlenmeli, buna göre davanın tümden veya kısmen konusuz kalıp kalmadığı hususundaki tereddüt giderilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraflar avukatlarının bu yönlerini amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.