Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2016/17706 E. 2019/3872 K. 25.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17706
KARAR NO : 2019/3872
KARAR TARİHİ : 25.04.2019

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

KARAR

Dava, itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 07.11.2009 tarihinde meydana gelen olay sonucu yaralanan sigortalıya Kurumca yapılan tedavi giderinin davalıdan tahsili amacıyla açılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı kanunun 76/6.maddesidir.
“İşverenin, genel sağlık sigortalısının ve üçüncü kişilerin sorumluluğu” başlıklı 5510 sayılı kanunun 76. maddenin 6.fıkrası; “Genel sağlık sigortalısına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere kastı veya suç sayılır bir hareketi veya ilgili kanunlarla verilmiş bir görevi yapmaması ya da ihmali nedeniyle Kurumun sağlık hizmeti sağlamasına veya bu kişilerin tedavi süresinin uzamasına sebep olduğu mahkeme kararıyla tespit edilen üçüncü kişilere, Kurumun yaptığı sağlık hizmeti giderleri tazmin ettirilir.” hükmüne amirdir.
Dosya incelendiğinde Kurum alacağına neden olayın iş kazası olmadığı, akrabası olan davalı ve kardeşleri ile yaylada bulunan evdeki eşyaları almak için yaylaya giden sigortalının içinde bulundukları pikap aracın yolun yokuş ve çamurlu olması nedeni ile kayması sonucu araçtan inerek arabanın arkasına taş doldurdukları, ancak sigortalının hava almak için aracın arka kasasında kaldığı, diğerlerinin araca binerek yola devam edildiği esnada, araç içinde bulunan davalının güvenlik amacı ile elinde bulunan ve namlusu yukarıyı gösteren ruhsatlı av tüfeğinin birden ateş alması sonucu, araç arkasındaki sigortalının yanağından yaralanması şeklinde meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece iş güvenliği uzmanı bilirkişiden alınan kusur raporuna istinaden olayın meydana gelmesinde % 40 oranında davalının kusurlu bulunduğu, % 60 oranında ise kötü tesadüfün varlığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.
Kötü tesadüf/Kaçınılmazlık olgusundan, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda geçerli mevzuat hükümleri çerçevesinde, doğabilecek olası zararlı sonuçların önlenmesi yönünde, duruma ve koşullara göre ilgililerden beklenebilecek tüm özenli ve dikkatli çabaya karşın, sigortalıyı bedence veya ruhça arızaya uğratan iş kazasının meydana gelmesi durumunda söz edilebilir. Ancak, olay iş kazası olmadığından mahkemece olayda iş güvenliği yönünden kusur incelemesi yapılarak, kötü tesadüfün varlığının kabulü hatalı olup, davanın tümden kabulü gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.