Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2018/2135 E. 2018/9764 K. 22.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2135
KARAR NO : 2018/9764
KARAR TARİHİ : 22.11.2018

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde “Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir.
Tarafların dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Dava dosyası incelendiğinde, mahkemece verilen ilk kararın davacı Kurum tarafından temyizi ile dairemizin 28.03.2013 tarihli kararı ile verilen bozma ilamına uyulmuş ise de mahkemece bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden çelişki oluşturacak şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davacı kurum tarafından ödeme yapılan aylık 13.672,09 TL’yi takip konusu 49.500,00 TL den düşmek suretiyle 35.827,99 TL’den davacı Kurumun borçlu olmadığının tesptine karar vermekle ödenen miktardan sorumlu olduğunun kabulü sonucunu ortaya çıkaracak şekilde hüküm tesis edildiği, yine faiz alacağı yönünden 20.920,68 TL’den davacı kurumun sorumlu olduğunun kabulüne karar verilmek suretiyle reddedilen miktar yönüden çelişki oluşturulduğu görülmekle, 2.250,00 TL faiz yönünden de davanın reddine karar verildiği, dava konusu icra takibine konu edilen 49.500,00 TL’nin ne kadarının ödenmeyen aylıklar ne kadarının ise işlemiş faiz olduğu belirlenmek suretiyle, faiz hesabı yapılırken ilk bozma ilamında belirtilen (01.07.2001 tarihinden faiz başlatılmak suretiyle) süreler gözetilerek, 01.07.2001 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş fazi olduğu belirlenmeli, kurumun yaptığı ödemelerde düşülmek suretiyle takip konusu asıl alacak 49.500,00 TL’nin ne kadarından davacı kurumun sorumlu olduğu yönünde çelişki oluşturmayacak şekilde hüküm tesis edilmesi gerekirken hükmün sonuçları itibariyle çelişki oluşturacak şekilde tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin  bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönler incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA, 22.11.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.