YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4286
KARAR NO : 2020/247
KARAR TARİHİ : 16.01.2020
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle mahkeme dosyasıyla birleştirmesine karar verilen … İş mahkemesinin 2015/209 esas 2015/224 karar sayılı dosyasındaki davacının davasının reddine, mahkememiz işbu yargılama dosyası yönünden davacının davacısının kısmen kabulü kısmen reddine dair verilen karara karşı davacı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince; davacı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile …İş Mahkemesinin 2014/53 Esas, 2016/425 Karar sayılı karanının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, açılan davanın kabulüne, karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili; kurumun sigortalısı …’in 09/04/2006 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefatı nedeniyle fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla 45.652,77 TL’sinin gelirin onay tarihi olan 10/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde özetle; öncelikle üzerine atılı suçu kabul etmediğini, olay tarihinde …’ın yanında çalıştığını, olayla ilgili kendisinin hiçbir ceza almadığını, …’ın oluşacak maddi bir cezanın kendisine ait olacağını ve bunu kendisinin ödeyeceğini söylediğini, Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasında kendisinin ve diğer davalı …’ın tali kusurlu olduğu, merhumum ise asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini. Emekli maaşından başka bir gelirinin olmadığını, oluşabilecek böyle bir ceza veya tazminatı ödeme imkanını olmadığını belirterek reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi, “1-Mahkememizin işbu yargılama dosyasıyla birleştirmesine karar verilen Bakırköy 2. İş Mahkemesinin 2015/209 Esas – 2015/224 Karar sayılı dosyasındaki davacının davasının reddine,
2-Mahkememiz işbu yargılama dosyası yönünden davacının davacısının kısmen kabulü ile kısmen reddine,
-1.826,11 TL’nin 10/07/2008 tarihinden itabaren işyeleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’tan alınarak davacıya verilmesine,
-1.826,11 TL’nin 10/07/2008 tarihinden itabaren işyeleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemlerin reddine, ” karar vermiştir.
B-BAM KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince “Davacı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile … İş Mahkemesinin 2014/53 Esas, 2016/425 Karar sayılı karanının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
Açılan davanın kabulüne,
Fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 45.650,77 TL Kurum zararının 10/07/2008 onay tarihinden tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı Kuruma verilmesine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum zararının tamamından davalıların sorumlu olduğunu, istinaf mahkemesince ıslahın dikkate alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı Yasanın 63. maddesine göre, “Üçüncü bir kimsenin suç sayılır hareketi ile bu Kanunda sayılan yardımların yapılmasını gerektiren bir halin doğmasında, Kurum, sigortalı veya hak sahiplerine gerekli bütün yardımları yapar. Ancak, Kurum, yapılan bu yardımların ilk peşin değeri için üçüncü kişilere, istihdam edenlere ve diğer sorumlulara rücu eder. Bu kimselerin hak sahiplerine yaptıkları ödemeler dolayısıyla Kurumun zarara uğraması halinde, hak sahiplerine rücu hakkı saklıdır.
Somut dosyada; … Mobilya San. Ltd. Şti. … Mah. … adresinde yapılmakta olan tamir/sıva işi sırasında iskeleden düşürek kaza geçirdiği ve akabinde de sigortalının vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Dosyada alınan 14/05/2015 tarihli kusur raporunda, iş güvenliği önlemlerini almayan, koruyucu ekipmaları çalışana vermeyen, denetlemeyen işveren şirketin %80 oranında kusurlu olduğu, işveren müesseseye ait kusurun denetime ilişkin yükümlülüklere riayet edilmemiş olmasından kaynaklanan kısmında olay tarihinde ortağı ve yetkili müdürü olan davalı … ile aynı firmada sorumlu müdür konumunda bulunan davalı …’un da paylarının bulunduğunu nitekim bu hususun ceza yargılaması sonucunda da kesinleştiği buna göre işveren şirket kusurunun %2 sinin davalı …’a, %2 sinin davalı …’a ait olduğu, sigortalı …’in ise olayda %20 oranında kusurlu olduğu, yine dosyadan alınan 12/11/2015 tarihli ikinci kusur raporunda, aynı gerekçeler ile … Mobilya Ltd. %80 bu kusurun %2 si … %2 si …, sigortalı %20 kusurlu bulunduğu kusur raporları esas alınarak hüküm kurulmuştur. Ceza dosyasında alınan kusur raporunda da tanıkların ve sanıkların ifadeleri değerlendirildikten sonra, …’in kendi nam ve hesabına çalışan bir kişi olduğunun anlaşıldığı, 5362 sayılı Kanunun 3. maddesindeki esnaf ve sanatkarlar tanımı içerisin girdiği, bu durumda maktül ile şüpheli … arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığı, şüpheli … ile şüpheli …’un işyerinde yapılacak sıva işiyle ilgili olarak maktül …’e uygun bir iskele temin etmeleri gerekirken yapmamaları, gerekli tedbirleri almadıklarından olayda tali derecede kusurlu oldukları, olay tarihinde 47 yaşında aklı selim kişi olarak seçmiş olduğu çalışma şekliyle kendi can güvenliğini tehlikeye atacak davranış içinde olduğu için maktülün olayda asli kusurlu olduğu rapor edilmiş ve ceza mahkemesince sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 313. maddesinde hizmet akdi, “Hizmet akti bir mukaveledir ki, onunla işçi muayyen ve gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeyi taahhüt eder” şeklinde tarif edilmiştir. Hizmet akdinden söz edebilmek için belirli bir işin, işverene bağımlı olarak çalışma karşılığında bir ücret mukabili yapılması gerekmektedir.
Aynı Kanunun 355 ve 356. maddelerinde düzenlenen istisna akdinde ise “belirli bir işin belirlenen bedel mukabilinde işverenin mesai kısıtlamasına tabi olmadan yapılıp veya başkalarına yaptırılıp teslim edilmesi” söz konusudur. Hizmet akdinde sürdürülen ve devam eden hizmet, istisna akdinde ise, işten hasıl olacak sonuç önemlidir.
Yukarıda belirtilen hukuki düzenlemeler ile dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden … Mobilya İml. Dek. ve İnş. San. Dış. Tic. Ltd. Şti. tarafından tamirat/sıva işinin …’e anahtar teslimi verildiği, şirketin asıl işinin mobilya imalatı olduğu ve kazaya konu işin şirketin iştigal konusuyla ilgili olmadığı ve dolayısıyla sıva yapımı şeklindeki onarım işinin istisna akdi kapsamında yapılan bir iş olduğu belirgindir.
İstisna akdinde kural olarak, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi bulunmamakta, yüklenici iş sahibinden bağımsız olarak üstlendiği işi sözleşme koşullarına uygun olarak tamamlayıp teslim etmeyi üstlenmektedir. Bu özellik dikkate alındığında bağımlılık ilişkisi, bir başka deyişle iş sahibinin adam çalıştıran sıfatı bulunmadığından istisna atdinin yerine getirilmesi ve işin yapımı sırasında meydana gelen zararlardan iş sahibinin sorumlu tutulamayacağı kabul edilmektedir. Ancak bu kesin bir kural değildir. İş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış olması halinde, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından iş sahibinin de zarardan sorumlu tutulması mümkündür.
Mahkemece ceza dosyası da celp edilmek suretiyle, bu dosyada yapılan araştırmalar ve tespitler gözetilerek olayın oluş şekli, maddi olgu belirlenmeli, davalı şirketin işin yapılması esnasında yüklenici …’e talimat verme veya yapılan işi denetleme yetkisinin olup olmadığı tespit edilmeli, olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçları irdeleyen, kusur aidiyet ve oranlarını gerekçeleriyle belirleyen, kusur raporları arasındaki çelişkiyi gideren denetime elverişli kusur raporu alınmalı, kusur raporunda davalı … Mobilya İml. Dek. ve İnş. San. Dış. Tic. Ltd. Şti.’nin istisna akdi kapsamında, kaza olayında 3. kişi konumunda olduğu dikkate alınarak yukarıda açıklandığı üzere genel hükümlere göre sorumluluğu irdelenmeli, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ve benimsenen ilkeler kapsamında, taraflar arasındaki ilişki nitelendirilmeli ve ilişkinin istisna akti olduğu kabul edilmeli, davacı Kurumun 10/06/2016 tarihli ıslah talebi de gözetilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16/01/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.