YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6771
KARAR NO : 2019/6180
KARAR TARİHİ : 17.09.2019
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hak sahibi konumundaki davalıya bağlanan ölüm aylığının kesilmesi ve yersiz ödenen aylık ve tedavi gideri yönünden borç tahakkuku üzerine açılan menfi tespit ve birleşen davada itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma kararı sonrası, ilamında belirtildiği şekilde, asıl dava bakımından vazgeçme nedeniyle davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından İzmir 1. İcra Müdürlüğü’nün 2012/12043 E.sayılı dosyasına yapılan itirazın 19.702,64 TL asıl alacak ile 3.649,82 TL işlemiş faizi olmak üzere 23.352,46 TL üzerinden iptali ile asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına; icra inkar tazminatına ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.
Hükmün, birleşen dava davacısı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalıya, daha önceden yaşamını yitiren malulluk aylığı almakta olan babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan yetim aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca kesilerek, 22.10.2008-21.08.2011 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar ve karne kullanımı yönünden borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece boşanılan eşle fiili olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiğinin kabulü hususunda bir isabetsizlik bulunmamakla beraber, asıl alacağın, icra takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit, dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, takibe haksız itiraz eden borçlu hak sahibinin, alacaklı Kurum yararına hüküm altına alınan asıl alacak tutarının %20’si oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, anılan istemin reddi yönünde hüküm kurulması, bozmayı gerekmektedir.
Ne var ki, bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hükmün 2-b nolu bendinin silinerek yerine “Hüküm altına alınan alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı kuruma ödenmesine,” yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTEREK ONANMASINA, 17.09.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.