Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2019/1017 E. 2020/5479 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1017
KARAR NO : 2020/5479
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, 29.06.2007 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremez hale gelen sigortalıya bağlanan gelirler ve yapılan masraflar nedeniyle oluşan kurum zararının davalılardan rücuan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada; ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan … Tütün San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece bozmaya uyulması sonucu artık bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamakta ise de, bu Kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Hukuk Genel Kurulu’nun 18.10.1989 gün 541-534, 21.2.1990 gün 10-117; 7.10.1990 gün 439-562; 19.2.1992 gün 635-82; 23.2.1994 gün 936-94; 03.03.2010 gün ve 2010/12-81-118; 27.09.2006 gün ve 2006/19-635 E. 2006/573 K; 15.10.2008 gün ve 2008/19-624 E. 2008/632 K ile 17.02.2010 gün ve 2010/9-71 E. 2010/87 K. sayılı kararları da bu doğrultudadır. Mahkemece tarafların beyanlarının alınıp bozmaya uyulmasına da karar verildikten sonra yapılacak iş; bozma gereklerinin yerine getirilmesi olmalıdır. Zira, mahkemece bozmaya uyulması yönünde oluşturulan karar, bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hakkın gerçekleşmesine neden olur.
Somut olayda, Mahkemece, 10.11.2014 tarihli kararda davalılardan … ve … Tütün San. ve Tic. A.Ş. hakkında açılan davanın kısmen kabulüne ve davalıların 51.803,45 TL’nin müştereken ve müteselsilen karar verildiği, davacı Kurum avukatının ve davalılardan … Tütün San. ve Tic. A.Ş.’nin temyizi üzerine, Dairemizce, kararın bozulduğu, mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi sonucu, kararı temyiz etmeyen davalılardan … açısından Kurum lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmaktadır. Olayda, usulü kazanılmış hakkın gerçekleşmesine engel olacak istisnai bir durum da bulunmadığına göre, artık davalı … açısından, ilk kararda kabul edilen 51.803,45 TL peşin değerli gelirden oluşan tutar yönünden oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınmaksızın karar verilmesi olanaklı değildir. Bu ilke, Kamu düzeni ile ilgili olup, Yargıtay’ca kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, mahkemece, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hükmün tamamen silinerek yerine;
1- 40.711,81 TL peşin değer tutarının, gelir onay tarihi olan 30.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, usuli kazanılmış hak gereğince kabul edilen (51.803,45 TL) kurum alacağının bakiye 11.091,64 TL’lik kısmının ise sadece davalı …’tan 30.06.2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı kuruma verilmesine,
Yapılan masraflar yönünden ise, 683,63 TL’lik tedavi giderinin sarf tarihlerinden itibaren, 4.383,27 TL lik geçici iş göremezlik ödemelerinin ise ayrı ayrı ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı kuruma verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin Reddine,
2- Alınması gerekli 3.127,14 TL ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen, oluşan usuli kazanılmış hak gereğince bakiye 757,67 TL ilam harcının ise sadece davalı …’tan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 5.385,66 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, oluşan usuli kazanılmış hak gereğince bakiye 1.170,08 TL’nin ise sadece davalı …’tan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Kısmen reddolan dava ile Avukatlık asgari ücret tarifnamesine göre hesaplanan 3037,11 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan dosya açılış masrafı 15,60 TL, tebligat gideri 65,00TL, bilirkişi ücreti 550,00 TL olmak üzere toplam 630,60 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red edilen kısımları nazara alınarak 406,09 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı … tarafından yapılan tebligat gideri olmak üzere toplam 53,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red edilen kısımları nazara alınarak 19,08 TL sinin davacıdan alınarak bu davacıya ödenmesine,
7-HMK 333. maddesi gereği taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının taraflara iadesine,” hükmünün yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının … Tütün San. ve Tic. A.Ş.’den alınmasına, 06.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.