YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6796
KARAR NO : 2021/12514
KARAR TARİHİ : 19.10.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2016/151-2019/384
Davacı Kurum, 12.09.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremez hale gelen sigortalısına yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle oluşan kurum zararının davalıdan rücuan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile davalı şirket avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki; “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan Yasada, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Yasaların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı sonucu davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir.
Eldeki davada, davacının gerek dava dilekçesinde, gerekse aşamalarda teselsül talebinin bulunmaması karşısında, mahkemece aldırılan ve uygun görünen kusur raporundaki belirlemeler ile bağlı kalmak suretiyle davalının %40 kusurunun esas alınması ile karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi gereğince, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca, düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç: Hüküm Fıkrasının tamamen silinmesi ile yerine;
“1-Davanın kısmen kabulü ile; peşin sermeye değerli gelirler bakımından 8.504,39 TL’nin gelir bağlama onay tarihi olan 25.01.2010 tarihinden geçici iş göremezlik ödemeleri bakımından 617,18 TL’nin ödeme tarihlerinden, tedavi giderleri bakımından ise, 1.788,96 TL’nin sarf tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı Kuruma ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine,
2-Hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan. 745,30 TL. harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı vekille temsil olunduğundan hükmün verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.725,00.TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davalı vekille temsil olunduğundan ve dava kısmen kabul edildiğinden hükmün verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.725,00TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
5-Davacının bu yargılama nedeni ile yapmış olduğu davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.641,15 TL. yargılama giderinden kabul oranı dikkate alınarak 656,46 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan giderin davacı üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu 160,00 TL yargılama giderinin ise red oranına göre 96,00 TL sinin davacı kurumdan tahsili ile davalıya verilmesine fazla kısmın davalı üzerinde bırakılmasına“ hükmünün yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 19.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.