Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2019/850 E. 2021/9825 K. 07.07.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/850
KARAR NO : 2021/9825
KARAR TARİHİ : 07.07.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemidir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan … Yıkama San. Ticaret A.Ş., … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”
Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre,“Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine göre, “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” Yine, anılan Kanunun 17. maddesine göre, “Belli bir yerde devamlı olarak meslek ve sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek ve sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.”
Kanunun 16. ve 17. maddelerine göre yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için, muhatabın adreste bulunmama sebebinin tespiti, yine, muhatap ile muhatap adına tebligatın yapılacağı kimsenin aynı konutta birlikte oturan kişi veya hizmetçi/daimi çalışan olması gerekir.
Somut davada, 3 numarada kayıtlı davalılardan … ve … gerçek kişiler olduğu halde yapılan tüm tebligatların …-… (…) şeklinde yapıldığı, tebligatların usule uygun olmadığı; yine, dosya kapsamında “…” unvanlı firmalar ile ilgili olarak düzenlenen 15.10.2009 tarih ve … sayılı inceleme raporunda işyerinin sicil kaydının bulunmadığı anlaşılmakla; ilgili Vergi Dairesi’ne müzekkere yazılarak “…” adresinde kayıtlı …, … veya … firmalarının 2001-2004 yılları arasında vergi kaydı bulunup bulunmadığının araştırılması, vergi kaydı bulunması halinde kim üzerine kayıtlı olduğunun belirlenerek bu kişi adına gerekçeli karar ile temyiz dilekçesinin tebliği ile yine davalılardan … ve …’a gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin tebliği gerekmekte olup yukarıda anlatılanlar çerçevesinde, gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin adı geçen kişilere ilgili mevzuat hükümleri uyarınca usule uygun bir şekilde tebliği sağlanıp temyiz süresi geçtikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu geçici 3. maddesi gereğince, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra, gönderilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 07/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.