YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/10041
KARAR NO : 2021/12445
KARAR TARİHİ : 19.10.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, kazalı sigortalının geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiasıyla 500,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 22/11/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 143.000,00-TL’ ye çıkarmıştır.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Kazalı sigortalının 28/12/2016 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda % 37 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, hükme esas alınan kusur raporunda kazanın meydana gelişinde, davacı kazalının % 10 oranında, davalının % 90 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, sürekli iş göremezlik oranı, tarafların kusur oranı, kurum tarafından yapılan ödemeler ve dosya kapsamı nazara alınarak davacı kazalının 143.869,5,-TL maddi zararının olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın tedbirsiz ve dikkatsiz davranışları ile kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacının kaza sonrasında vermiş olduğu ifade de şiddetli öksürükten dolayı bu kazanın meydana geldiğini ve kimseden şikayetçi olmadığını beyan ettiğini, gerek yazılı gerekse sözlü beyanları göz ardı edilerek, dinlettikleri tanık beyanlarına itibar edilmeden mahkemece müvekkili işverenin %90 oranında kusurlu olduğunu öne sürmek sureti ile verilen kararın hukuka, usule ve hakkaniyete aykırı olduğunu, SGK tarafından yapılan tahkikat neticesinde düzenlenmiş olan raporun müvekkile tebliğ edilmediğini, müvekkile rapor ile ilgili ve davacının maluliyet durumu ile ilgili hiçbir bilgilendirme yapılmadığını, böylelikle müvekkilin savunma da bulunma ve itiraz hakkını adeta elinden alınmasına yol açtığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, sigortalının iş kazası sonrası sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği bildirilmiştir.
5510 sayılı Yasa’nın 18 nci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 ncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir.
5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesine göre “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Adli Tıp … İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Somut olayda davacı sigortalının 28/12/2016 tarihli iş kazası neticesinde SGK … Sağlık Kurulunun 03/09/2018 tarihli raporuna göre sürekli iş göremezlik oranının %37 olarak tespit edildiği, davalı vekilinin bu rapora itiraz ettiği halde yukarıda açılandığı şekilde SGK Yüksek Sağlık Kurulundan, çelişki olması halinde Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu ve gereği halinde Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alınmak suretiyle sürekli iş göremezlik oranın kesinleştirilmediği anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, davacının iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranını yukarıda açıklanan usule göre kesinleştirmek, kesinleşecek bu sürekli iş göremezlik oranını dikkate alarak, sonucuna göre dosyada kabul edilen %37 oranından daha az miktarda bir sürekli iş göremezlik oranı tespiti halinde, bu oranı mahkemece hükme esas alınan ve davacının temyiz itirazı olmadığı için temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış hakkın dayanağını oluşturan 06/11/2019 tarihli hesap raporuna uygulamak, iş bu raporda esas alınan bilinen (işlemiş) devre tarihini ileri çekmemek, kesinleşen bu sürekli iş göremezlik oranından bağlanacak gelirin rucuya kabil kısmını da bu raporda hesap edilecek tazminattan tenzil etmek suretiyle davalının sorumlu olduğu maddi tazminatı belirlemek ve oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek temyiz olunan … Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına, ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir
SONUÇ: Temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, temyiz olunan … Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesi kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesi’ne, karardan bir örneğin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 19/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.