YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/10642
KARAR NO : 2021/14709
KARAR TARİHİ : 23.11.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
No : 2020/2030-2020/1995
İlk Derece
Mahkemesi : Kastamonu İş Mahkemesi
Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamından Kastamonu İş Mahkemesi’nin 27/02/2020 tarih ve 2019/170 Esas, 2020/62 Karar sayılı kararı ile kalp krizi şeklinde meydana gelen iş kazasınının meydana gelişinde davalı işverenin bir kusuru bulunmadığı, kalp krizinin tamamen müteveffa sigortalının bünyesel faktörlerinden kaynaklandığı kabulünden hareketle davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verildiği, bu karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulduğu ne var ki vekaletnamesinde kanun yollarından vazgeçme yetkisi bulunan davacılar vekili tarafından ibraz edilen 30/06/2020 e-imza tarihli dilekçe ile istinaf isteminden feragat edildiği, İlk Derece Mahkemesinin 03/07/2020 tarihli ek karar ile davacıların istinaf başvurularının vaki feragat nedeniyle reddine karar verildiği, ek kararın davacılar vekiline tebliğ edildiği, ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı, devam eden aşamada bölge adliye mahkemesince yalnızca davalı tarafın istinaf başvurusu değerlendirilmek suretiyle, istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
A.Maddi tazminat istemleri hakkındaki hüküm yönünden;
Davacıların İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesinden sonra bu İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmadıkları, Bölge Adliye Mahkemesi kararında maddi tazminat istemleri yönünden davacılar aleyhine bir değişiklik bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da maddi tazminat istemlerinin reddine karar verildiği açık olduğuna göre davacıların bu hüküm yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmekte hukuki yararları bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine dair hükme yönelik temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B.Manevi tazminat istemleri hakkındaki hüküm yönünden;
Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8. maddesinin 3. fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5. maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
Mülga 5521 sayılı Kanun’un, 6763 sayılı Kanun 5. maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığı’nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.
25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3. maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirası’nı (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK ek madde 1 hükmüne göre de, 362. maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
HMK 362/2. maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”.
HMK 366. maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346. madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. – 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.
Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelenmesi sonucu Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 – 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL, 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi sonrası için 72.070,00 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için ise 78.630,00 TL‘dir.
Somut olay incelendiğinde, manevi tazminat istemleri hakkındaki hükmün miktar yönünden yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, davacıların anılan hükme yönelik temyiz itirazlarının kesinlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacıların temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle REDDİNE, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 23/11/2021 gününde oybirliği ile karar verildi.