Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/1273 E. 2020/5238 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1273
KARAR NO : 2020/5238
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

Mahkemesi : Malatya 2. İş Mahkemesi

Dava, tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, 01.02.2006 ile 10.10.2008 arası düzenli prim ödemelerinin olduğunu, 15.10.2008 tarihli Kuruma başvurusunda 15.10.2008 tarihi itibariyle sigortalılığının terkinin yapılmasını istediğini, Kurum tarafından 01.04.2006 tarihi itibari ile terkin yapıldığını berliterek, Kurumun re’sen iptal işleminin iptali ile sigortalılığının 01.02.2006 tarihinde başladığının ve sigortalılığının 15.10.2008 tarihine kadar sürdüğünün tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II- CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile kurum işleminin iptali ve davacının 01/04/2006 – 15/10/2008 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı Kurum vekili, davacının 15.10.2008 tarihinde Kuruma başvurarak, muafiyet kapsamına girdiğinden sigortalılığının durdurulmasını talep eden davacının, 2006/3 sayılı genelge gereğince 01.04.2006 tarihinden önce sigortalı olduğundan 01.04.2006 tarihinden geçerli sigortalılığının durdurulmasına dair Kurum işlemi mevzuata uygun olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği talebi ile yasal süresi içinde istinaf yoluna başvurmuştur.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“22.02.2006 tarihinden itibaren düzenli prim ödemeleri yapan ve dava konusu dönemde sigortalı olma iradesini göstermiş olan davacının, 15.10.2008 varide tarihli dilekçesi ile 15.10.2008 tarihinden itibaren sigortalılığının terkini isteğinde bulunduğu, davalı Kurumun, sigortalılığın iptali işleminin yasal dayanağı olarak ileri sürdüğü 5458 sayılı Kanun ile değişik 2926 sayılı Kanunun 4/1-c maddesi ve devamında eldeki maddi olaya ilişkin sigortalılığın sona ermesi konusunda ayrıntılı düzenleme bulunmadığı; 4/1-c maddesinin lafzına bağlı kalarak davacının 01.04.2006 – 15.10.2008 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin iptal edilmesinin; sigortalılığın, vazgeçilemez ve feragat edilemez anayasal hak özelliği ve sosyal güvenlik ilkelerine aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.”şeklinde değerlendirmede bulunularak Malatya 2. İş Mahkemesinin 14.02.2018 tarih ve 2016/576 Esas – 2018/127 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı Kurum vekili, istinaf yoluna başvuru gerekçeleri ile aynı doğrultuda kararın temyizen incelenmesini talep etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Davanın yasal dayanağı olan 2926 sayılı Kanunun 2. maddesinde, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 3. maddenin (b) bendinde, bu Kanunda geçen “tarımsal faaliyette bulunanlar”ın, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya özgü yerlerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan yararlanmak suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından korunmasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları ifade ettiği açıklanmıştır. Ayrıca 5. maddede, yasal süresinde kayıt ve tescillerini yaptırmayanların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi izleyen aybaşından itibaren başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddede, bu Kanuna göre sigortalı sayılanların sigortalılıklarının tarımsal faaliyetlerine son verdiklerinde sona ereceği, 7. maddede, kişilerin bu Kanuna göre sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorunda oldukları, 9. maddede, bu zorunluluğa uymayanların tescil işlemlerinin Kurumca kendiliğinden yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Öte yandan 5458/15 md.) Yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, 16 yaşından büyükler için tespit edilen asgari ücret tutarından az olduğunu beyan eden veya belgeleyenler. Sigortalı Sayılmazlar” hükmü düzenlenmiştir.
Eldeki davada, davacının 22.02.2006 tarihi itibari ile başlayan 10.10.2008 de sona eren düzenli prim ödemelerinin olduğu; Bağ-Kur sigortalılık bilgilerine göre 01.02.2006 tarihi itibari ile Bağ-Kur sigortalılık tescilinin olduğu, 15.10.2008 varide tarihli Kuruma başvurusunda 15.10.2008 tarihi itibari ile sigortalılığının terkinini istediği ancak Kurumca 5458 sayılı Kanuna göre çıkarılaran 2006/3 sayılı genelgeye istinaden sigortalılığının 01.04.2006 tarihi itibari ile sona erdirildiği; 11.11.2015 te ödenen primlere karşılık gelen fazla ödemenin Kurumca 08.12.2015 te davacıya iade edildiği anlaşılmakla; iadeye konu olan primlerin davacıdan tahsili sağlandıktan sonra yeniden esasla ilgili yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı kaldırılarak, ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.