YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1723
KARAR NO : 2021/12874
KARAR TARİHİ : 26.10.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, aksi Kurum işlemlerinin iptali ile malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ve ödenmeyen aylıkların yasal faizlerinin davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne; Davacının 14/11/2011 tarihi itibari ile çalışma gücünün %60 oranında kaybettiğinin ve malul sayılması gerektiğinin tespitine, dair karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un 25’inci maddesi ile tüm sigortalılar açısından “malul sayılma” şartları yeniden düzenlenmiştir. Bu kapsamda; 4/a ve 4/b’li sigortalılar için “…çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını kaybettiği…” Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu Kurumun Sağlık Kurulunca tespit edilenlerin malul sayılacağı belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un 26’ncı maddesinde ise; “Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;
a) 25’inci maddeye göre malûl sayılması,
b) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,
c) Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması, halinde malûllük aylığı bağlanır.
Ancak, 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.” hükmü getirilerek, “malullük aylığı” bağlanma şartları düzenlenmiştir.
Eldeki davada ise, malullük aylığı bağlanması için 10.12.2012 tarihinde talepte bulunan ve tahsis talep tarihi itibari ile 5510 Sayılı Yasanın 4/1-b maddesi kapsamında sigortalı olduğu anlaşılan davacı hakkında tahsis yapılabilmesi için, kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması gerektiğinin dikkate alınması ile davacının sigortalılık dönemine ait borçları 12.08.2013 tarihinde ödediği anlaşılmakta olduğundan, davacı hakkında ancak bu tarihi takip eden 01.09.2013 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının tamamen silinmesi ile yerine;
“1-Davanın kısmen kabulüne;
Davacıya 01.09.2013 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, fazla istemin reddine,
2-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından peşin olarak ödenen başvurma ve peşin harç toplamı 52,35-TL’nin hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan ATK rapor masrafları/posta/tebligat yargılama gideri olan toplam 1.939,00 TL yargılama giderinin takdiren 339 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 2.725,00-TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kısmen kabul nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan/kalan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde sahibine iadesine, hükmünün yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.10.2021 gününde oy birliği ile karar verildi.