Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/2151 E. 2022/6668 K. 28.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2151
KARAR NO : 2022/6668
KARAR TARİHİ : 28.04.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Asıl dava, hizmet tespiti, birleşen dava, tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde ilâmında belirtildiği şekilde asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, Ocak 2005 tarihli sözleşme ile davalı işveren bünyesinde sağlık faaliyetlerinde bulunan Özel Derman Hastanesinde KBB uzmanı olarak işe başladığını ve fiilen 03/01/2005-2006/Temmuz tarihleri arasında çalıştığını, davalı işveren tarafından işe başlama tarihinin 26/05/2005 tarihinde kuruma bildirildiğini, davalı işyerinde işe başlama tarihinin 03/01/2005 tarihi olduğunun ve 03/01/2005-2006/Temmuz tarihleri arasında sigortasız çalıştırıldığı sürelerin tespitini talep ettiği, birleşen dava ile Bağkura ödemek zorunda kaldığı 13.540,00 TL’nin davalıdan tahsili talebiyle eldeki davanın açıldığı, Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.1.2005-26.5.2005 tarihleri arası hizmetinin tespitine birleşen, tazminat davasının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Dosya kapsamından, davacıya ait hizmet cetvellerinin incelemesinden, 15.8.1990-14.5.2005 tarihleri arası 4/c, 26.5.2005-1.7.2006 tarihleri arası 1084356 sicil sayılı davalı işyerinden bildirimli çalışması ve (7.6.1996-30.4.1997), (1.1.2002-28.8.2007), (28.8.2007-28.2.2010), (14.4.2010-31.10.2013) ve (25.8.2015-devam) şeklinde vergi kaydı bulunan davacının, Kuruma 8.3.2007 tarihinden intikal eden bağkur giriş bildirgesine istinaden 4/c sigortalığının sona erdiği tarihi takip eden 15.5.2005 tarihinden itibaren 4/b sigortalılığı tescil edilerek, davalı işyerinden bildirilen 4/a’lı çalışmalarının iptal edildiği anlaşılmaktadır.
1-Mahkemece, Kuruma yatırılan bağkur primlerinin davalı şirketten tahsili talebine ilişkin birleşen davada verilen karar isabetli ise de, talebe konu dönemde 4/a, 4/b ve 4/c maddesi kapsamında çakışan siğortalılık süreleri yönünden irdeleme yapılmaksızın karar verilmesi hatalıdır.
2-Davada öncelikle çözülmesi gereken sorun, davacının çakışan dönemde hangi yasal düzenleme çerçevesinde sigortalı olduğu hususudur.
Davacının, 15.8.1990-14.5.2005 tarihleri arası 5434 sayılı yasa kapsamında 4/c çalışması, 1.1.2002-28.8.2007 tarihleri arasında vergi kaydına dayalı olarak Kurumca 1479 sayılı Kanun kapsamında 4/c’nin sonaerdiği tarihten itibaren 15.5.2005 tarihinden itibaren 4/b kapsamında sigortalı kabul edilmesi nedeniyle, hizmet tespiti talep edilen 3.1.2005-26.5.2005 tarihleri ile davalı işyerinden bildirilen 26.5.2005-1.7.2006 tarihleri arası dönemler yönünden, 3.1.2005-14.5.2005 tarihleri arasındaki süreye yönelik 5434 sayılı yasa kapsamında 4/c çalışmaları ve 15.5.2005-26.5.2005 tarihleri arası 1479 sayılı yasa kapsamında 4/b’li hizmetleri ile çakıştığı anlaşılmaktadır.
3.1.2005-14.5.2005 tarihleri arasındaki süreye yönelik 5434 sayılı yasa kapsamında 4/c çalışmaları karşısında Mahkemece, talebe konu hizmet tespiti talep edilen 4/c ile çakışan dönem olan 3.1.2005-14.5.2005 tarihleri arası süreler yönünden 4/a kapsamında çalıştığının tespitine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
3- 15.5.2005-26.5.2005 tarihleri arası 1479 sayılı yasa kapsamında 4/b’li hizmetleri ile çakışan dönem yönünden ise, 01.10.2008 tarihi öncesi dönem yönünden sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığın söz konusu olmaması nedeniyle, aynı döneme rastlayan gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin kişinin hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı hususunda, vergi ve maliye kayıtları getirtilmek, belirtilen dönemde beyan edilen gelirler saptanmak suretiyle bu çerçevede davacı; emek ve mesaisini ağırlıklı olarak hangi sigortalı çalışmaya tahsis ediyorsa, ekonomik yönden geçimini hangi çalışmadan sağlıyorsa o çalışmaya üstünlük tanınmalı, talep edilen hizmetlerin eylemli olup olmadığı araştırılmalı, davacının ekonomik yönden yaşamına etkin olan çalışmanın hangisi olduğu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, varılacak sonucuna göre çakışan dönemde davacının tabi olduğu sigortalılık belirlenerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
O hâlde, taraf vekilerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 28.04.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

S.D.