YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3316
KARAR NO : 2020/4996
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi
K A R A R
A)Davacı İstemi;
Davacı, davalı işverene ait işyerinde 01/09/2013-22/06/2015 tarihleri arasında çalıştığını, sigortalı günlerin eksik bildirildiğini beyanla, sigortalı hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.
B)Davalıların Cevapları;
Davalı vekili, davacının her gün alkol kullanmasından dolayı sürekli çalışmasının mümkün olmadığını, çalıştığı sürelerin Kuruma bildirildiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili, davacının iddiasını yazılı delillerle hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispatlaması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararı; Mahkemece; “Davanın Kısmen Kabulü İle;… TC nolu … s.sicil nolu davacı …’ın davalı …’a ait … işyeri sicil nolu işyerinde; 01/09/2013-09/06/2015 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücret ile sürekli olarak 639 gün çalıştığı, 191 günlük hizmetinin SGK bildirildiği, 448 günlük hizmetinin SGK bildirilmediğinin tespitine, davacının fazlaya dair isteminin reddine,” karar verilmiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı;
Bölge Adliye Mahmesince; ” davalı vekili ile feri müdahil kurum vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile; izmir 1. iş mahkemesi’nin 12.10.2017 tarih, 2015/302 esas ve 2017/385 karar sayılı kararının hukuk muhakemeleri kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile;20912240684 tc nolu 3501009944598 s.sicil nolu davacı …’ın davalı …’a ait … işyeri sicil nolu işyerinde; 21.11.2013-09.06.2015 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücret ile sürekli olarak 559 gün çalıştığı, 191 günlük hizmetinin sgk bildirildiği, 368 günlük hizmetinin sgk bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, “karar verilmiştir.
E) Temyiz Nedenleri, Feri Müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde eksik inceleme ve araştırma sonucu yetersiz tanık anlatımlarına itibar edilerek karar verildiğini belirterek kararın resen tespit edilecek nedenlerle bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı tanıklarının beyanına itibar edilmediğini, bilirkişi raporu ve ek rapora yaptıkları itirazların hiç dikkate alınmadığını, davacının kiraladığı B Blok 606 numaralı işyerindeki çalışmasının kendi nam ve hesabına olduğunu, davacı ile davalı işveren arasında hizmet akdinden söz edilemeyeceğini belirterek kararın resen bozulmazını talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Bölge Adliye Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile davacı lehine belirlenen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
O halde davalı ve feri müdahil kurum vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı DÜZELTİLEREK ONANMASI gerekmiştir.
G)SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi hüküm fıkrasının vekalet ücreti takdirine ilişkin A /4. bendinde yer alan “AAÜT uyarınca 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya,”rakam ve sözcüklerin silinmesine ve hükmün bu DÜZELTİLMİŞ ŞEKLİ İLE ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 28/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.