Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/3544 E. 2021/2386 K. 01.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3544
KARAR NO : 2021/2386
KARAR TARİHİ : 01.03.2021

Mahkemesi : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Dava, davalı Kurum işleminin iptaliyle alacak istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10 Hukuk Dairesi istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10 Hukuk Dairesince verilen kararın davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Dava, davacının 22.03.1990 tarihinde vefat eden babasından bağlanan yetim aylığının 01.05.2005 tarihinden itibaren 2925 sayılı Kanun kapsamında çalışması nedeniyle kesilerek, 26.10.2005-25.12.2015 tarihleri arasında yapılan yersiz ödeme olarak belirtilen 23.730,43 TL borç çıkarılması işleminin iptaliyle, davacı tarafından Kuruma ödenen 14.605 TL ile yapılan kesintilerin Yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
II-CEVAP: Davalı Kurum vekili davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davanın kısmen kabulüne, Davacının 5510 sayılı Yasanın 96/b maddesine göre 10.116,00.TL borçlu olduğu anlaşıldığından, 19.092,47.TL için borçlu olmadığının tespitine, Davacı tarafça fazladan ödenen 4.489,00.TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek Yasal faizi ile birlikte davacı yararına davalıdan istirdatına, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Karşıyaka 4. İş Mahkemesi’nden verilen 02.10.2018 tarih, 2016/365 Esas ve 2018/280 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-5510 sayılı Kanunun 96. maddesinde “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, Kanunî faiz kalan borca uygulanır.” denilmekle kurumca yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin esas ve usuller belirlenmiştir. hükmünü içermektedir.
Mahkemece, davacının 2925 sayılı Yasa kapsamında çalışmaya başladığını davalı Kuruma bildirmemesi karşısında 5510 sayılı Yasanın 96/a maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak davacının iade ile yükümlü olduğu tutarın belirlenmesi gerekirken 96/b maddesi kapsamında sorumluluk belirlenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.