Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/399 E. 2021/15542 K. 07.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/399
KARAR NO : 2021/15542
KARAR TARİHİ : 07.12.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; bozmaya uyularak ilâmda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı Kurum ile davalılardan …. Şti. avukatlarınca ve davalılardan …, … ve … tarafından temyiz edilmesi ve davalılardan …. Şti. avukatı ile … tarafından duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için … Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalılar adına gelen olmadı. Davacı Kurum vekili olduğu anlaşılan Av. … geldi. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve temyiz sebep ve kapsamlarına göre kararı temyiz eden davacı Kurumun tüm, davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan … gün ve Esas: 2003/10, Karar: 2006/106 sayılı kararı ile 26. maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiş olması nedeniyle; ilk peşin değerli gelirin, tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerekmektedir.

İş kazası sonucu sigortalıya/hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri, sigortalının/hak sahiplerinin yaşı, gelirin kesilme olasılığı ve iskonto oranı gözetilerek belirlenen tutarı ifade etmektedir. 506 sayılı Yasa’nın 92. maddesi ise, (5510 sayılı Yasa’nın 54. madde)”malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir.” düzenlemesini içermektedir.
Bu kapsamda; eldeki davada, sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin … tarihinde bağlanan uzun vadeden ölüm aylığı nedeniyle … tarihindeki tutarları gönderilmiş ise de, … tarihinden itibaren gelirlerin başladığı dikkate alındığında, davaya konu olan gelirler nedeniyle hak sahipleri bakımından 506 sayılı Yasanın 92. maddesi uygulanmış hali ile, 25.02.2006 tarihinde geçerli olan ilk peşin sermaye değerli gelirin miktarının ve … tarihine kadar yapılan fiili ödemelerin davalı kurumdan sorulması ve davalıların tazmin sorumluluğunun bu tutarlar esas alınarak belirlenmesi gereği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılardan … İnş. Müh. Mim. ve Danış. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile …, … ve …’nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, … gününde oybirliğiyle karar verildi.