Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/4208 E. 2021/15117 K. 30.11.2021 T.
Yayınlanma Tarihi: 12.02.2024 16:28
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4208
KARAR NO : 2021/15117
KARAR TARİHİ : 30.11.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
Ödeme emirlerinin iptali ve Kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda; ilk derece mahkemesince ilâmda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karara karşı taraflar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi.... Hukuk Dairesince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince verilen kararın, taraflarca temyiz edilmesi ve davacı tarafından duruşmalı talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için... Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacı adına Av. ... ile davalı Kurum adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek incelemenin aynı gün öğleden sonraya bırakılmasına, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından... sayılı takip dosyaları üzerinden tebliğ edilen ödeme emrine konu borcun zamanaşımına uğradığı ve davacının borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle ödeme emirlerinin iptali ile dava konusu borçlardan dolayı Kuruma borçlu bulunulmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı vekili, öncelikle davanın (7) günlük hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, 5510 sayılı Kanunun 88. maddesi gereği şirket ortaklarının yanı sıra şirketin kanuni temsilcileri ile yönetim kurulu üyelerinin şirket borcundan Kurumlarına karşı sorumluluğu bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi, Davanın davacı yönünden kısmen kabulü ile ;
Davacı ...’a şirketin ... sicil numaralı iş yerinden gönderilen ; .... takip numaralı ve ... tarihli ve ... sayılı ödeme emrinde yazılı ... aylarından tahakkuk ettirilen ... tarihine kadar hesaplanan...TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 1427427,24TL. borçtan, ... aylarına isabet eden 455092,87TL. prim, 399992,77TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 855085,64TL. kısmı için imza yetkili yönetim kurulu üyesi olması ve zamanaşımına girmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali gerekmediği, takibi gerektiği, 03.09.2012, 10, 11, 12, 2013/1 aylarına isabet eden 343500,78TL. prim, 228840,82TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 572341,60TL. kısmı için şirket yönetim kurulu üyesi olmadığı nedeniyle ödeme emrinin iptaline, takibi iptaline,
2013/088212 takip numaralı ve 19.12.2017 tarihli ve 15369550 sayılı ödeme emrinde yazılı ... ... aylarından tahakkuk ettirilen 68800,59TL. işsizlik sigortası primi, ... tarihine kadar hesaplanan 54173,44TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 122974,03TL. borçtan, ... aylarına isabet eden 39145,27TL. işsizlik sigortası primi , 34417,30 gecikme zammı olmak üzere toplam 73562,57TL. kısmı için imza yetkili yönetim kurulu üyesi olması ve zamanaşımına girmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali gerekmediği, takibi gerektiği, ... aylarına isabet eden 29655,32TL. işsizlik sigortası primi, 19756,14TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 49411,46TL. kısmı için şirket yönetim kurulu üyesi olmadığı nedeniyle ödeme emrinin iptaline, takibin iptaline,
... takip numaralı ve 19.12.2017 tarihli ve 15381772 sayılı ödeme emrinde yazılı 2007/12, 2008/1, 2 aylarından tahakkuk ettirilen 167392,21TL. prim, 15.12.2017 tarihine kadar hesaplanan 310799,59TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 478191,80TL. borcun imza yetkili yönetim kurulu üyesi olması ve zamanaşımına girmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali isteminin reddine, takibin devamına,
2008/019539 takip numaralı ve 20.12.2017 tarihli ve 15473112 sayılı ödeme emrinde yazılı 2007/12, 2008/1, 2 aylarından tahakkuk ettirilen 14461,30TL. işsizlik sigortası primi, 19.12.2017 tarihine kadar hesaplanan 26903,93TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 41365,23TL. borcun imza yetkili yönetim kurulu üyesi olması ve zamanaşımına girmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali isteminin reddine, takibin devamına,
2008/010945 takip numaralı ve 20.12.2017 tarihli ve 1547907.. sayılı ödeme emrinde yazılı 2007/10 , 11 aylarından tahakkuk ettirilen 10220,73TL. işsizlik sigortası primi, 19.12.2017 tarihine kadar hesaplanan 19926,50TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 30147,23TL. borçtan, 2007/10 ayına isabet eden 5175,75TL. işsizlik sigortası primi, 10185,07TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 15360,82TL. kısmının 10 yıllık zamanaşımına girmesi nedeniyle ödeme emrinin iptali gerektiği, takibi gerekmediği, 2007/11 ayına isabet eden 5044,98TL. işsizlik sigortası primi, 9741,43TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 14786,41TL. kısmının 10 yıllık zamanaşımına girmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali isteminin reddine, takibin devamına,
2008/010944 takip numaralı ve 20.12.2017 tarihli ve 154730.. sayılı ödeme emrinde yazılı 2007/10, 11 aylarından tahakkuk ettirilen 118478,07TL. prim, 19.12.2017 tarihine kadar hesaplanan 230989,21TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 349467,28TL. borçtan, 2007/10 ayına isabet eden 60062,42TL. Prim, 118193,53TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 178255,95TL. kısmının 10 yıllık zamanaşımına girmesi nedeniyle ödeme emrinin iptali gerektiği, takibi gerekmediği, 2007/11 ayına isabet eden 58415,65TL. prim, 112795,68TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 171211,33TL. kısmının 10 yıllık zamanaşımına girmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali isteminin reddine, takibin devamına,
2008/038883 takip numaralı ve 20.12.2017 tarihli ve 154729.. sayılı ödeme emrinde yazılı 2008/4, 5, 6, 7, 8 aylarından tahakkuk ettirilen 20755,66TL. işsizlik sigortası primi, 19.12.2017 tarihine kadar hesaplanan 34473,04TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 55228,70TL. borcun imza yetkili yönetim kurulu üyesi olması ve zamanaşımına girmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali isteminin reddine, takibin devamına,
2008/038882 takip numaralı ve 20.12.2017 tarihli ve 15472950 sayılı ödeme emrinde yazılı 2008/4, 5, 6, 7, 8 aylarından tahakkuk ettirilen 240103,29TL. prim, 19.12.2017 tarihine kadar hesaplanan 398803,79TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 638907,08TL. borcun imza yetkili yönetim kurulu üyesi olması ve zamanaşımına girmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali isteminin reddine, takibin devamına,
2010/020053 takip numaralı ve 19.12.2017 tarihli ve 15358713 sayılı ödeme emrinde yazılı 2009/9, 10, 11, 12 , 2010/1, 2 aylarından tahakkuk ettirilen 28959,20TL. işsizlik sigortası primi, 18.12.2017 tarihine kadar hesaplanan 34115,40TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 63074,60TL. borcun imza yetkili yönetim kurulu üyesi olması ve zamanaşımına girmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali isteminin reddine, takibin devamına,
2010/020052 takip numaralı ve 19.12.2017 tarihli ve 15358615 sayılı ödeme emrinde yazılı 2009/9, 10, 11, 12, 2010/1, 2 aylarından tahakkuk ettirilen 335622,08TL. prim, 18.12.2017 tarihine kadar hesaplanan 395384,51TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 731006,59TL. borcun imza yetkili yönetim kurulu üyesi olması ve zamanaşımına girmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali isteminin reddine, takibin devamına,
2012/028916 takip numaralı ve 19.12.2017 tarihli ve 15359180 sayılı ödeme emrinde yazılı 2010/12, 2011/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 aylarından tahakkuk ettirilen 535453,43TL. prim, 18.12.2017 tarihine kadar hesaplanan 483194,81TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 1018648,24TL. borcun imza yetkili yönetim kurulu üyesi olması ve zamanaşımına girmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali isteminin reddine, takibin devamına,
2012/028917 takip numaralı ve 19.12.2017 tarihli ve 15359 sayılı ödeme emrinde yazılı 2010/12, 2011/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 aylarından tahakkuk ettirilen 46092,97TL. işsizlik sigortası primi, 18.12.2017 tarihine kadar hesaplanan 41596,25TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 87689,22TL. borcun imza yetkili yönetim kurulu üyesi olması ve zamanaşımına girmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali isteminin reddine, takibin devamına,
2012/048706 takip numarası ve 19.12.2017 tarihli ve 15358964 sayılı ödeme emrinde yazılı 2011/10, 11, 12 , 2012/1, 2, 3, 4 aylarından tahakkuk ettirilen 342297,25TL. prim, 18.12.2017 tarihine kadar hesaplanan 270057,11TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 612354,36TL. borcun imza yetkili yönetim kurulu üyesi olması ve zamanaşımına girmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali isteminin reddine, takibin devamına,
2012/048707 takip numaralı ve 19.12.2017 tarihli ve 15358806 sayılı ödeme emrinde yazılı 2011/10, 11, 12, 2012/1, 2, 3, 4 aylarından tahakkuk ettirilen 29406,17TL. işsizlik sigortası primi, 18.12.2017 tarihine kadar hesaplanan 23200,27TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 52606,44TL. borcun imza yetkili yönetim kurulu üyesi olması ve zamanaşımına girmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali isteminin reddine, takibin devamına,
2009/038111 takip numaralı ve 19.12.2017 tarihli ve 15359269 sayılı ödeme emrinde yazılı 2008/3, 9, 10, 11, 12, 2009/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 aylarından tahakkuk ettirilen 57832,36TL. işsizlik sigortası primi, 18.12.2017 tarihine kadar hesaplanan 80968,94TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 138801,30TL. borcun imza yetkili yönetim kurulu üyesi olması ve zamanaşımına girmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali isteminin reddine, takibin devamına,
2010/031655 takip numarası ile 19.12.2017 tarihli ve 15358879 sayılı ödeme emrinde yazılı 2010/3, 4, 5, 6 aylarından tahakkuk ettirilen 221982,40TL. prim, 18.12.2017 tarihine kadar hesaplanan 234385,15TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 456367,55TL. borcun imza yetkili yönetim kurulu üyesi olması ve zamanaşımına girmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali isteminin reddine, takibin devamına,
2010/031656 takip numaralı ile 19.12.2017 tarihli ve 15359044 sayılı ödeme emrinde yazılı 2010/3, 4, 5, 6 aylarından tahakkuk ettirilen 19150,89TL. işsizlik sigortası primi, 18.12.2017 tarihine kadar hesaplanan 20221,16TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 39372,05TL. borcun imza yetkili yönetim kurulu üyesi olması ve zamanaşımına girmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali isteminin reddine, takibin devamına,
2012/057822 takip numarası ile 19.12.2017 tarihli ve 15377954 sayılı ödeme emrinde yazılı 2011/10, 11, 12, 2012/1, 2, 3, 4 aylarından tahakkuk ettirilen 11315,15TL. prim , 15.12.2017 tarihine kadar hesaplanan 8900,44TL. gecikme zammı olmak üzere toplam 20215,59TL. borcun imza yetkili yönetim kurulu üyesi olması ve zamanaşımına girmemesi nedeniyle ödeme emrinin iptali isteminin reddine, takibin devamına,
2007/026696 takip numarası ile 19.12.2017 tarihli ve 15378051 sayılı ödeme emrinde yazılı 2004/2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 2006/10, 11, 12, 2007 /1, 2, 3 aylarından tahakkuk ettirilen 57667,89TL. işsizlik sigortası primi, 15.12.2017 tarihine kadar hesaplanan 187123,29TL. Gecikme zammı olmak üzere toplam 244791,18TL. borçtan, 2004/2, 3, 4, 5, 6, 06.07.2004 aylarına ait kısmın 5 yıllık zamanaşımına, 06.07.2004, 8, 9, 10, 2006/10, 11, 12, 2007/1, 2, 3 aylarına ait kısmın 10 yıllık zamanaşımına uğradığı nedeniyle ödeme emrinin iptaline, takibin iptaline, Red edilen kısım için %10 haksız çıkma tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” karar vermiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi, “…..yukarıda açıklanan hukuki açıklamalar doğrultusunda, kurum borçlusu olan dava dışı şirketin nevinin Anonim Şirket olduğu dikkate alındığında, 01.10.2008 tarihi öncesi borçlarda sorumluluğun "Tüzel kişiliği haiz işverenlerin temsil ve ilzama yetkili üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri " olduğu, ödeme emrinin konusu takip borçlarının tahakkuk ettiği dönemler yönünden zamanaşımına uğramayan takipler dikkate alındığında, 2007 yılı 11. Ayı ila 01.10.2008 tarihleri arasında davacı ...'ın 20.02.2006 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde, 26.12.2005 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısında 3 yıl süre ile yönetim kuruluna üye seçilmekle birlikte, üyeler arasında bulunan davacının" temsilci olarak atandığı" anlaşılmakla, bu dönemde tahakkuk eden şirketin borçlarından temsilci sıfatıyla müteselsilen sorumlu olduğu görülmekle mahkemece zamanaşımına uğramayan borçlar yönünden davacıyı sorumlu kılınmasına dair verilen kararının hukuki değerlendirmesinin isabetli olduğu görülmektedir.
Davacı ...’ın yönetim kurulu üyeliğinin dosya içine alınan belgelere göre, 27.09.2002 ile 03.09.2012 tarihini kapsayacak şekilde sürdüğü anlaşılmakla, 01.10.2008 tarihi sonrası tahakkuk eden kurum borçları yönünden davacının yönetim kurulu üyesi olması yeterli olduğundan, yönetim kurulu üyeliğinin devam ettiği 03.09.2012 tarihine kadar tahakkuk eden ve zamanaşımına girmeyen borçlar yönünden ödeme emrinin iptali talebinin reddine, yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği dönem yönünden zamanaşımına girmeyen borçlar açısından ödeme emirlerinin ve takiplerin iptaline dair mahkemece verilen kararların da yerinde olduğu anlaşılmakta olup, ... 9. İş Mahkemesi'nin, 18.06.2018 tarihli, 2017/595 E, 2018/267 K. sayılı kararına yönelik taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, davacının aslen ticaret borsasını temsilen ortak olduğunu buna göre aslen sorumluluğunun hiçbir şekilde bulunmadığını belirterek, kararın bozulmasını ve talebi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili ise, işlemlerinin yerinde olduğunu ve davanın tamamen reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1-Bölge Adliye Mahkemesinin 23.09.2019 tarihli ek kararının temyizi bakımından;
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; Adli tatil süresi başlıklı 102. maddesi, “Adli tatil, her yıl yirmi Temmuzda başlar, otuz bir Ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir Eylülde başlar.”; Adli tatilde görülecek dava ve işler başlıklı 103. maddesi, “(1)Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür: ...ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar...h) Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler...(3) Adli tatilde, yukarıdaki fıkralarda gösterilenler dışında kalan dava ve işlerle ilgili olarak verilen dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin ve dosyası işlemden kaldırılan davaları yenileme dilekçelerinin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat, dosyanın başka bir mahkemeye, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya gönderilmesi işlemleri de yapılır.”; … Adli tatilin sürelere etkisi başlıklı 104. maddesi, “Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.” Diğer kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler başlıklı 447. maddesi, “Diğer kanunların sözlü yahut seri yargılama usulüne atıf yaptığı hâllerde, bu Kanunun basit yargılama usulü ile ilgili hükümleri uygulanır.” düzenlemelerini içermektedir.
Bu yasal mevzuat çerçevesinde artık, (icra mahkemesinde görülenler hariç) basit yargılama usulüne tabi olan davalara adli tatilde bakılmayacaktır. Başka bir ifade ile basit yargılama usulüne tabi davalar da adli tatile tabi olacaktır. Basit yargılama usulünün uygulandığı sulh hukuk mahkemeleri ile iş mahkemeleri adli tatilden yararlanacaktır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda ise basit yargılama usulüne tâbi olan davalar adli tatilde görülmeye devam edilmekte idi (m. 176/11).
Adli tatilde görülemeyen basit yargılama usulüne tâbi olan davalarla ilgili bir süre, adli tatil süresi içinde sona ererse, adli tatilden sonra ek bir süreden yararlanacaktır. Ancak Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler adli tatilde görülmeye devam edilecektir. Dikkat edilirse burada yargılama usulü değil, dava veya işin ivedi olması ya da mahkemenin ivedi olduğuna karar vermesi önemlidir. Bu nedenle mahkeme yazılı ya da basit yargılama usulüne tabi bir dava ya da işin ivedi olduğuna karar verirse, bu dava veya işin adli tatilde de görülmesine karar verebilir. Adli tatilde bakılmayan iş ve davalarla ilgili sürelerin sonu, adli tatil dönemine rastlarsa, bu süreler adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta daha uzatılmış sayılır. (Hakan Pekcanıtez/Oğuz Atalay/Muhammet Özekes, Medeni Usûl Hukuku, 14. Bası, s. 273, 274)
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında, kurumca tanzim ve tebliğ olunan ödeme emrinin iptali ile kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılan eldeki davanın niteliği itibariyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 103. maddesi kapsamında adli tatilde görülebilecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan söz konusu davanın ivedi görülmesine karar verilen dava ve işlerden de olmaması sebebiyle, davacının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 104. maddesinde belirtilen bir haftalık süreden yararlanması gerekir. Bu açıklamalar çerçevesinde, 06.08.2019 tarihinde tebliğ edilen karara karşı davacı vekili tarafından 04.09.2019 tarihinde verilen temyiz dilekçesinin süresinde olduğu belirgin olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen temyiz başvuru dilekçesinin süre yönünden reddine yönelik ek karar, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvuru dilekçesinin süre yönünden reddine dair kararı bozulmalıdır.
2-Ana kararın temyizi bakımından;
Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.04.2014 tarihli ve 2013/10-785 E., 2014/497 K. Sayılı ilamında belirtildiği üzere, Türk sosyal sigortalar sistemi, ağırlıklı olarak primli rejime dayanmaktadır. Kurumun sosyal sigorta yardımlarını sağlaması, en önemli gelir kaynağı olan sigorta primlerinin zamanında ve eksiksiz olarak ödenmesine bağlıdır.
Gerek prim borcunun bir kısmının ait olduğu dönemde yürürlükte bulunan mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 80.maddesi, gerekse 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88. maddesi; primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini sağlamaya yöneliktir. Anılan maddeler uyarınca işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur. Süresinde ödenmeyen prim ve diğer kamu alacakları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Kurumca tahsil edilecektir.
Mülga 506 sayılı Kanun’un 80.maddesi uyarınca sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, maddede belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Görüldüğü üzere, özel hukuk tüzel kişilerinin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri; tüzel kişiyi üst düzeyde yöneten kimseyi ifade eder ve şirketin prim borcundan müteselsilen sorumludur. İşverenin prim borcundan ötürü, 506 sayılı Kanun’un 80.maddesinde tanımlanan özel nitelikteki tüzel kişilerin üst düzeydeki yönetici ve yetkililerine işverenle birlikte müteselsil ödeme sorumluluğu getirilirken, primlerin tahsilinin güvence altına alınması ve prim ödeme işinin özendirilmesi sağlanmaya çalışılmıştır.
Bu kapsamda, prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için; işveren kamu kurum ve kuruluşu ise kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması; tüzel kişiliğe haiz diğer işyerlerinde ise üst düzey yönetici ya da yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunması gereklidir.
Sorumluluğun doğumu yönünden maddede ayrıca, “haklı sebepler olmaksızın” deyimine de ver verilmiştir. Buna göre, özel hukuk tüzel kişilerinin üst düzey yönetici ve yetkilileri yönünden, primlerin ödenememesi haklı bir neden sonucu ise; prim borcundan ötürü şahsen sorumlu tutulamazlar. Diğer bir anlatımla, özel hukuk tüzel kişisinin prim borcundan müteselsilen sorumlu olan üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri borcun haklı nedenle ödenemediği savunmasında bulunabilirler ve haklı nedenin varlığı halinde prim borcundan dolayı Kuruma karşı işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulamazlar.
5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi ile ilgili 108/1-c maddesinde, Kanun'un 88. maddesinin 01/07/2008 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiş olup, bu tarihten sonra tahakkuk eden prim borçları hakkında 5510 sayılı Kanunun 88/20. maddesi ile, “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur” şeklinde düzenlenme getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile tüzel kişiliği haiz özel kuruluşta görev yapan yönetim kurulu üyelerinin primlerin ödenmesinden işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları açıkça belirtilmiştir.
Yukarıdaki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, 01.07.2008 tarihinden önce tahakkuk eden prim borçları bakımından, işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için, işveren kamu kurum ve kuruluşu ise, kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması, tüzel kişiliğe haiz diğer yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunulması gerekir. Ancak, sonradan yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 88. maddesi burada bir ayrıma giderek özellikle şirket yönetim kurulu üyelerinin, temsil ve ilzam yetkisi aranmaksızın (haklı sebepleri olmazsa) müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını ayrıca ve açıkça belirtmiştir.
Eldeki davada ise, 25.12.2017 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılan 19 adet ödeme emri bakımından, davacının 30.04.2002 tarihi itibari ile A grubu ile şirketi temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyesi olduğu ve bu yetkisinin 26.12.2008 tarihine kadar devam ettirildiği, devam eden süreçte de, temsil ve ilzam yetkisi olmasa da, 29.06.2012 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısına kadar yönetim kurulu üyeliğinin bulunduğu en son 29.06.2012 tarihi itibari ile yönetim kurulu üyeliğinin de sona erdiği anlaşılmakta olup, davacının dava dışı şirketteki üyeliğinin sona ermesinin sicil gazetesinde ilanının, işlemin hukuken varlık kazanmasına değil, bu hususun üçüncü kişilere açıklanması amacına yönelik olduğu, dolayısıyla inşai değil bildirici bir işlem olduğu dikkate alındığında, 25.12.2017 tarihi itibari ile zamanaşımına uğramayan ve 506 sayılı Yasanın 80. Maddesi ile 5510 sayılı Yasanın 88. Maddesi dikkate alınarak, davacının 2007/11.ay ila 2012/5. Aylardan sorumlu bulunduğu anlaşılmakta olup, bu dönemler dikkate alınarak, tüm ödeme emirleri bakımından borçlu olduğu miktar ve reddolunan kısım bakımından haksız çıkma tazminatının belirlenerek infaza elverişli bir şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalı kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı avukatı yararına takdir edilen 3.050,00 TL. duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, davalı avukatı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine gönderilmesi ile kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.