YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4264
KARAR NO : 2023/3900
KARAR TARİHİ : 07.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2515 E., 2019/1216 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/1821 E., 2018/211 K.
Taraflar arasındaki aksi Kurum işleminin iptali, yurtdışı hizmet borçlanmasının tespiti ile alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yerine davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye de SSK kapsamında çalıştıktan sonra İsviçre ye gittiğini ve çalışma hayatına orada devam ettiğini, yurtdışı hizmetlerini 3201 sayılı Kanuna göre borçlanan davacıya kurumca 9840 gün üzerinden toplam 107.216,24 TL borçlanma bedeli tahakkuk ettirildiğini ve İsviçre den tahakkuk ettirilen prim tutarından tahsil edildiğini, oysa davacıya yaşlılık aylığı bağlanması için 5000 günlük yurtdışı hizmet borçlanmasının yettiğini, borçlanmanın 5000 gün üzerinden tekemmülü ile bakiye transfer edilen prim tutarının iadesi yönünde davalı kuruma başvurulduğunu, bu taleplerinin kurumca reddedildiğini ileri sürerek aksine kurum işleminin iptali ile davacının yurtdışı hizmet borçlanmasının 5000 gün üzerinden geçerli olduğunun tesbitine, bakiye kalan transfer edilen primlerin davalı kurum kasasına intikal ettiği tarihte geçerli bulunan cari kur üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığından şimdilik 500,00 TL nin primlerin kurum kasasına intikal ettiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK cevap dilekçesinde; davacının huzurdaki davasının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, yapılan Kurum işlemlerinde iptale konu bir husus bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, dava dilekçesinde “şimdilik” 500,00 TL talep ettiklerini, bu husunun kısmi dava açıldığını gösterdiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, primlerin davacının aylığında değerlendirildiğini, iade edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Somut olayda, 02/06/1964 doğumlu davacının, 431 gün 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalılığı olduğu, İsviçre’de 1/5/86-31/8/2013 tarihleri arasında 9840 gün çalışması mevcut olup, 21.10.2013 tarihli ve 16.847.489 varide sayılı dilekçesi ile İsviçre’de 1986-2013 yılları arasında geçen 4700 gününü borçlanma talebinde bulunduğu, davalı Kurumun ise bu sürenin tamamını borçlandırarak 107.216,64 TL borçlanma bedelini İsviçre’den transfer edilen primden mahsup ederek davacıya 9840 gün borçlanma süre ve 431 gün 4 (a) sigortalılığını gözeterek 01.12.2014 tarihinden geçerli olmak üzere 1100,00 TL yaşlılık aylığı bağladığı, 26.11.2014 tahsis talep tarihinde 25 yaş sigortalılık süresi 44 yaş ve 5000 gün prim ödeme şartını yerine getirmesiyle aylığa hak kazanabileceği, 4700 günü borçlanmayı talep ettiği, 9840-4700= 5140 gün borçlanma bedelinin iadesi gerektiği, bilirkişi raporunda davacıya iadesi gereken miktarın 107.216,64/9840×5140= 56.005,44 TL olarak belirlendiği ilk derece mahkemesinin bu rapora göre karar verdiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 04.12.2018 tarihli ve 2017/2194 Esas, 2018/10185 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere;
Ek Sözleşmenin birinci maddesiyle eklenen ana sözleşmenin 10/a maddesi hükümlerine göre, transfer edilen primlerin sigortalıya iadesi şu üç koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.
a)İsviçre yaşlılık, malullük ve ölüm sigortaları yardımlarından yararlanmamış olmak,
b)Türkiye’de veya üçüncü bir ülkede yerleşmek amacıyla İsviçre’den ayrılmış olmak,
c)Transfer edilen primler nedeniyle Türk Emeklilik Sigortası çerçevesinde sigortalı veya hak sahibi yararına hiçbir menfaat sağlanmamış olması gerekir.
Nitekim 3201 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde de; Sosyal Güvenlik Sözleşmeleri ile transferi sağlanan primlerin sigortalı ya da hak sahiplerine iadesinde; bu primlerden, Türk Sosyal Güvenlik Kanunları çerçevesinde, Sosyal Sigorta yardımlarından yararlanmada menfaat sağlanamaması esasına dayalı koşullar aranmıştır.
Diğer taraftan; Anayasanın 90/son maddesinde ifade edildiği üzere, yöntemine göre yürürlüğe konmuş, uluslararası sözleşmeler, kanun hükmünde olup, bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa mahkemesine başvurulamaz.
Hal böyle olunca da, Türkiye Cumhuriyeti ile İsviçre Federal Konseyi arasındaki sözleşmenin anılan maddesi hükmüne, uygulama açısından yasal güç tanımak Anayasal bir zorunluluktur.
Eldeki davada ise, anılan birinci ve ikinci koşulun gerçekleştiği konusunda uyuşmazlık yoktur. Ancak, üçüncü koşulun gerçekleştiği konusunda yapılan değerlendirme hatalıdır. Zira davacı hakkında davalı kurumca transfer edilen primler aylığında değerlendirilmiş ve miktarına da yansıtılmıştır. Nitekim, davacıya 01.12.2014 tarihinden geçerli, 01.01.2000 öncesi için % 81, 01.01.200-30.09.2008 arası için % 69,50, 01.10.2008 sonrası için % 57,06 aylık bağlama oranı üzerinden aylık bağlanmış olup, 5000 gün üzerinden borçlandırılması halinde ise; 01.01.2000 öncesi için % 60, 01.01.2000-30.09.2008 arası için % 41, 01.10.2008 sonrası için % 27,78 aylık bağlanma oranı üzerinden aylık bağlanacaktır. Bu durumda davacının menfaatine yapılan son işlemler nedeniyle maddenin lafzından ve ruhundan açıkça anlaşılacağı üzere, primlerin iade edilemeyeceği yönü gözetilmelidir…” gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulünü ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına yerine davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle davacının aylık bağlanması için gereken gün sayısı 5000 gün olup, fazla sürenin davacıya aylık bağlanmasında etkisinin olmadığını, bu günler nazara alınmasa dahi davacı 5000 gün üzerinden mevcuttan daha fazla aylık alabileceğinden fazla tutarın ilk derece mahkemesi kararı gibi davacıya iadesi gerektiğini, sözleşmedeki amacın kişiye aylık bağlanabilmlesi için primlerin transferi şeklinde olup, kendisine aylık bağlanmakla artık transfer sonrası primlerin tamamının aylık bağlama oranı için kurum büyensinde tutulmasının amaca aykırı olduğunu, borçlanma ile sağlanacak faydanın gözetilmediğini, bir an için transfer edilen primlerin aylığın hesabında oran olarak artışa eklenmesinin yasal olduğu kabul edilse dahi bu durum da da nimet külfet dengesi aşılamayacağını, sağlanacak faydanın ölçülü olması gerektiğini, davacı özelinde ise primlerin kurumda kalıp aylığa etki etmeyip aksine zararına neden olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aksine kurum işleminin iptali ile davacının yurtdışı hizmet borçlanmasının 5000 gün üzerinden geçerli olduğunun tesbitine, İsviçre’den transfer edilen primlerden 5000 gün için gerekli borçlanma bedelinin mahsubu ile bakiye kalan transfer edilen primlerin davalı kurum kasasına intikal ettiği tarihte geçerli bulunan cari kur üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığından şimdilik 500,00 TL nin primlerin kurum kasasına intikal ettiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 3201 sayılı Kanun 10 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.