Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/4662 E. 2021/5557 K. 20.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4662
KARAR NO : 2021/5557
KARAR TARİHİ : 20.04.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi

Dava, 01.01.2013-07.09.2017 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı tarım sigortalılığının tespiti, aksine Kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, Kurumca, müvekkilinin 31/12/2012-07/09/2017 tarihleri arasında ziraat odası kaydı olmadığını gerekçe göstererek, geriye dönük olarak 31/12/2012 tarihinden itibaren terk işlemi yaptığını ve sigortalılığına son vererek emeklilik talebini de reddettiğini, müvekkilinin dava konusu terk dönemine ilişkin primleri kurum tarafından her ay düzenli ve eksiksiz tam bir şekilde olmak üzere tahsil edildiğini, Hamamözü Tarım İlçe Müdürlüğü’nün 31/12/2012 tarihinde kapanarak kayıtları Gümüşhacıköy Ziraat Odasına aktarması sırasında her nasılsa müvekkilinin kaydı aktarılmadığını, müvekkilinin bu döneminin yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre “isteğe bağlı sigortalılık” olarak değerlendirilmesi gerektiğini, kuruma bu konuda yapılan idari başvurudan bir netice alınamadığını, tüm açıklanan nedenlerle müvekkilinin 01/01/2013-07/09/2017 tarihleri arasında primleri her ay düzenli eksiksiz ve tam olarak tahsil edilmiş olan dava konusu dönemin isteğe bağlı sigortalılık olarak kabulüne, Bağ-Kur’un terk işleminin ortadan kaldırılmasına, yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davacının …. İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünde bulunan kaydı 2012 yılından sonra devam etmeyip ….Ziraat Odası kaydı bulunmadığını, davacının 31/12/2012 tarihi itibari ile sigortalılığının durdurulması ve sigortalının talep etmesi halinde 01/01/2013 tarihi itibariyle 5510 sayılı yasanın 50. maddesine göre sigortalılığının başlatılarak tam ay karşılığı sürelere isteğe bağlı sigortalılık hizmeti verilmesi mümkün bulunduğunu, bu hususun davacıya bildirilmiş olmasına rağmen talepte bulunmamış ve isteğe bağlı 4b sigortalılığı başlatılamadığını, dava konusu talebin kabulü halinde 856 gün 4a (SSK) kapsamında, 2860 gün 4b (Tarım Bağ-Kur) ve 1287 gün 4b (İsteğe Bağlı Bağ-Kur) kapsamında toplam 5003 gün hizmeti olacak olup 4b kapsamında 5400 gün şartının oluşmamasından dolayı emekliliğe hak kazanmadığını, davanın reddini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece Mahkemesi’nce, davanın kabulüne, davacının 01/01/2013 – 07/09/2017 tarihleri arasında sigorta primleri ödenen toplam 1687 günlük sigortalılık döneminin isteğe bağlı sigortalılık olarak kabulüne, aksine kurum işleminin iptaline, davacının tahsis talep tarihi itibariyle kabul edilmesi gereken prim gün sayısı ve yaş şartı itibariyle emeklilik şartlarını taşıdığı anlaşılmakla tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01/10/2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı alabileceğinin tespitine karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi davalı Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, davacının isteğe bağlı sigortalılığının başlaması için talepte bulunmadığını, davacının 5400 gün şartının oluşmamasından dolayı emekliliğe hak kazanamadığını, kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davacı, 01.01.2013-07.09.2017 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı tarım sigortalılığının tespiti, aksine Kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacının 571 gün 4/a, 285 gün 2925 sayılı Kanun kapsamında olmak üzere 856 gün, 2926 gün Kurumca kabul edilen 4/b kapsamında tarım sigortalılığı olduğu, 07.09.2017 tarihine kadar prim ödemesi bulunduğu, 07.09.2017 tarihli tahsis talebinin ziraat odası kaydı bulunmaması nedeniyle reddolduğu, Kurumca, davacının talep etmesi halinde 01.01.2013 tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanunun 50. maddesine göre sigortalılığının başlatılarak tam ay karşıladığı sürelere isteğe bağlı sigortalılık hizmetinin verilmesinin mümkün olduğu, davacının talepte bulunmadığından isteğe bağlı sigortalılığının başlatılmadığı, davacının 3716 gün hizmetinin bulunduğu, dava konusu talebin kabulü halinde ise, 1287 gün isteğe bağlı sigortalılığı olacağından 5003 gün hizmeti olup, 5400 prim ödeme gün sayısı şartını sağlamadığından emekliliğe hak kazanamadığının bildirildiği, yine Kurumca bu kez, davacının dava konusu dönemde isteğe bağlı sigortalı sayılması halinde emekliliğe esas 5400 gün sayısı şartını yerine getireceğinden aynı zamanda çıkacak fark prim borcunu ödemesi kaydıyla emekliliğe hak kazandığının bildirildiği, mevcut çelişkinin giderilmediği anlaşılmaktadır.
2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılık koşullarını taşımadığı halde prim ödemesi olanların, isteğe bağlı sigortalı sayılması engeli de yok ise, ödeme tarihinden ileriye doğru kapsadığı süre kadar isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirilmesi mümkündür. Mahkemece, davacının dava konusu edilen dönem için yaptığı prim ödemelerinin karşılık geldiği isteğe bağlı sigortalılık süresi davalı kurumdan sorularak tereddütsüz belirlenmeli, dava konusu dönemde davacının isteğe bağlı sigortalı sayılması halinde prim borcu olup olmadığı sorulmalı, bu yönde uyuşmazlık halinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, tahsis koşulları bu çerçevede ve yeniden incelendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.