YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4939
KARAR NO : 2021/13476
KARAR TARİHİ : 03.11.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İlk Derece
Mahkemesi : … 1. İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.01.1998-16.11.2012 tarihleri arasında davalıya bağlı Yerlice Yangın Gözetleme Kulesinde çalıştığını ancak çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini ileri sürerek davacının anılan tarihler arasında davalı işyerinde aralıksız olarak ve asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının, davalı işyerinde çalıştığına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, davacının eşi …’ın uzun yıllar davalı idarede mevsimlik yangın işçisi olarak çalıştığını, davacının ise eşinin yanında kulede kaldığını ve bu sürede eşine yardım amacıyla bazı işleri yapmış olabileceğini ancak yardım olarak yapılan işlerin düzenli hizmet anlamına gelmeyeceğini, taraflar arasında işçi – işveren ilişkisi kurulmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, iddia olunan çalışmanın ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kamu kurumlarında çalışmaların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayanması gerektiğini, tanık beyanlarına göre hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, davanın hak düşürücü süre yönünden de reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dinlenen tanıkların davacının 14 yıllık çalışma iddiasının ispatına yeterli olmadığını, davacının eşinin söz konusu işyerinde çalıştığını, davacının da bazen eşine yardım ettiğini, kamu kurumu olan işyerinde 14 yıldır sigortasız çalışmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hak düşürücü süre olan 5 yıldan öncesine ilişkin taleplerin reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi; davalı ile fer’i müdahil Kurumun istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair karar tesis etmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf gerekçeleri ile kararı temyiz etmiş ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. (5510 sayılı Kanunun m. 86/9.) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Eldeki incelemeye konu davada; davalı … …’nün 24.04.201 8 tarihli cevabi yazısında; davacının işyerinde görevli olarak çalıştığına dair herhangi bir belge ya da bordro bulunmadığının bildirildiği, davacı adına tespiti istenen dönemde davalı idareden veyahut başkaca bir işyerinden hizmet bildirimi bulunmadığı, dosyada bulunan 01.06.1998 tarihli pazarlık zaptı belgesinde davacının Orman İşletme Müdürlüğü, Gemlik Yerlice Yangın Kulesinde Gözetleme işi ile ilgili olarak malzemenin piyasadan satın alınabilmesi için en uygun teklifi davacının yaptığından söz konusu işin davacıya yaptırılmasına karar verildiği, davacının Yerlice Yangın Gözetleme Kulesinde yangın işçisi olan eşi … ile birlikte 24 saat gözetleme yaptığı ancak davacının daha önce davalı işyerinde sigortalı olarak çalışmadığından ve o dönemde sigortalı olarak yeni işçi alımı yasak olduğundan ücretinin pazarlık zaptı ile ödenmesi gerektiğinin, 01.06.1998-31.10.1998 tarihleri arasında 5 ay süre ile aylık 90 TL. olmak üzere toplam 450 TL. ödenmesine karar verildiğinin yazılı olduğu ve komisyon başkanı ile üyeler tarafından imza altına alınmış olduğu, fotokopi şeklindeki 21.09.1998 tarihli gider pusulasında, davacının davalı işyerinde 5 ay süre ile gözetleme işçiliği yapmasından dolayı davacıya net 425,70 TL ödeme yapıldığının yazılı olduğu, işçilik alacaklarına ilişkin … 5. İş Mahkemesi’nin Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşen davasında davacının 01.06.1998-16.11.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmasını haklı nedenlerle feshettiği ve dönemde yasal haklarının ödenmediği gerekçesiyle kıdem tazminatı ve diğer bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alındığı, davaya konu işyerine ilişkin bir kısım tanık beyanlarına başvurulduğu, tanık ifadelerinde davacının yangın gözetleme kulesinde kaldığının doğrulandığı, ancak öte yandan iş akdi kapsamında mı çalıştığı yoksa iş akdi ile çalışan eşine mi yardım ettiği hususunda çelişkili beyanların mevcut olduğu anlaşılmakla; yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler ışığında; mehkemece resen araştırma ilkesi gereğince davacının beyanı alınarak, davalı kamu kurumu işyerinde emir ve talimatları kimden aldığı, ne iş yaptığı, ödemelerin nasıl, ne şekilde, hangi işlemler sonucu yapıldığı açıklattırılmalı; davacının davalı işyerinde eşi …’ın kadrolu olarak çalıştığı ve davacının eşi ile birlikte kaldığı belirgin ise de, yukarıda bahsedilen pazarlık zaptında belirilen 5 aylık çalışma dışındaki çalışmalar yönünden çalışmanın ve ücret ödemelerinin ne şekilde gerçekleştiği araştırılmalı, davalı işveren nezdinde resmi sıfatla çalışan kişiler (müdür, amir, memur gibi) ile bordrolu çalışanlar tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, resmi veya yazılı kayıtların bulunmadığı tarihlerde alınan bu beyanlar ile eldeki deliller bir arada değerlendirilmeli, ayrıca davalı işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarındaki çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu göz önünde tutulmak suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı ile fer’i müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.