Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/5993 E. 2021/15614 K. 08.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5993
KARAR NO : 2021/15614
KARAR TARİHİ : 08.12.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, 7 adet ödeme emrinin iptali ile davacılardan Nefize ve Neşe’nin ücretlerine konulan hacizlerin iptali nedeniyle kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti ile ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, (kapatılan) … Hukuk Dairesi’nin bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda ilamında belirtilen gerekçelerle, “davanın kısmen kabulü ile, davacılar aleyhine kurumca düzenlenen 2013/087749 takip sayılı dosyadan gönderilen ödeme emirlerinin iptaline, davacılar aleyhine kurumca düzenlenen 2013/129902, 2013/129903, 2013/129904, 2013/129905, 2013/87750 ve 2013/87754 takip sayılı dosyalardan davacı … ve davacı …’nun maaşlarına haciz konulması şeklindeki işleminin iptaline, davacılar aleyhine kurumca düzenlenen 2013/129902, 2013/129903, 2013/129904, 2013/129905, 2013/87750 ve 2013/87754 takip sayılı dosyalardan gönderilen ödeme emirlerinin iptali talebinin reddine” karar verilmiştir.
Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İdari para cezalarının tahakkuk işlemleri 5510 sayılı Yasanın 102.maddesinde (506 sayılı Kanunun 140. maddesi) davalı Kurum tarafından verilen idari para cezaları ile ilgili usul ve esaslar özel bir şekilde düzenlenmiştir. Anılan düzenleme uyarınca; idari para cezasını gerektiren şartlar oluştuğunda Kurum tarafından verilecek idari para cezası ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk eder ve tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmaması halinde, idari para cezası kesinleşir ve Kurum alacağına dönüşür. Ne var ki; Mahkemeye başvurulması idari para cezasının takip ve tahsilini durdurmayacaktır.
Diğer taraftan 6183 sayılı Kanunun 54. maddesi hükmü uyarınca da süresinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktarda mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi de maddede belirtilen cebren tahsil şekillerinden birisidir. Bu bağlamda, borçtan dolayı cebren tahsile geçmeden önce anılan Kanunun 55. maddesi hükmünde öngörülen bilgilerin tümünü içeren bir ödemeye çağrı yazısının “ödeme emri” nin tebliğ edilmesi yasal zorunluluktur. Bir başka ifade ile kamu alacağı için “ödeme emri” çıkarılmadan ve icra takibi kesinleştirilmeden haciz uygulanması ve diğer cebren tahsil yollarına başvurulması kanuna aykırıdır.
Somut olayda; … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından, davacıların miras bırakanı…’nun Kuruma olan 2008/8-10. aylara ait idari para cezası ve gecikme zammı toplamı 3.739,70 TL borcunun tahsili için 2013/087749 takip numaralı dosya üzerinden, her üç davacı adına da ayrı ayrı düzenlenen ödeme emirlerinin 16.10.2015 tarihinde her üç davacıya da tebliğ edildiği, davanın 22.10.2015 tarihinde açıldığı, aşamada davacıların öğrendikleri 2013/129902, 2013/129903, 2013/129904, 2013/129905, 2013/87750 ve 2013/87754 takip sayılı ödeme emirlerinin ve davacıların ücretlerine yapılan haczin de iptalini taleplerini ıslah etmek suretiyle talep ettikleri, ödeme emirleri dayanaklarının 2008/8-2011/1 dönemlerine ilişkin … adına düzenlenen idari para cezaları olduğu,davacılar murisinin ise 16.10.2009 tarihinde vefat ettiği, davaya konu edilen tüm takip dosyaları dayanak gösterilmek suretiyle davalı Kurumun 23.10.2015 tarihli haciz bildirimi ile Nefize’nin ücretine, yine aynı şekilde haciz işlemi uygulandığı, Mahkemece, “…Somut olayda müteveffa….’na gönderilmiş idari para cezası yazılarının muhatabın ölmüş olması nedeniyle iade edildiği, kurum tarafından müteveffaya 35. maddeye göre tebligat yapılıp idari para cezasının kesinleştirilmiş olması hukuka aykırıdır. Cezaların şahsiliği ilkesi ve davaya konu idari para cezası alacağının da muris hakkında kesinleşmemiş olduğu dikkate alındığında bahse konu idari para cezalarının davacı mirasçılardan talep edilebilmesi de yasa gereği mümkün değildir. Bu nedenlerle davaya konu 2013/087749 takip sayılı dosyadan, davacılar adına düzenlenmiş ödeme emirlerinin iptali gereklidir.
Aşamada davacı tarafça 2013/129902, 2013/129903, 2013/129904, 2013/129905, 2013/87750 ve 2013/87754 takip sayılı dosyalardan düzenlenen herhangi bir ödeme emri taraflarına tebliğ edilmeden maaşlarına haciz işlemi tesis edildiğini ileri sürerek düzenlenmiş ödeme emri ve haciz işlemlerini iptalini talep etmiş ise de belirtilen dosyalardan davacılar adına düzenlenmiş bir ödeme emri bulunmadığından iptalinin de mümkün olmadığı, davacılar adına düzenlenmiş bir ödeme emri ve kesinleşmiş bir takip olmadan, davacılardan … ve …’nun maaşlarına haciz konması şeklindeki davalı kurum işleminin de hukuka aykırı olduğu…”gerekçesiyle kurulan hükümde, 2013/087749 takip sayılı dosya üzerinden davacılara gönderilen idari para cezalarının cezaların şahsiliği ilkesi ve davacılar murisi hakkında kesinleşmediği gerekçesiyle ödeme emirlerinin iptaline karar verilmişken bu defa 2013/129902, 2013/129903, 2013/129904, 2013/129905, 2013/87750 ve 2013/87754 takip sayılı dosyaları üzerinden düzenlenen herhangi bir ödeme emri davacılara tebliğ edilmeden maaşlarına haciz işlemi uygulanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle söz konusu takip dosyaları dayanak kılındığı belirtilen haciz işlemlerinin iptali kararı ile bu hacizlere dayanak tebliğ edilmeyen idari para cezalarından kaynaklı ödeme emirlerinin iptali istemlerinin reddine dair karar verilmiş olması karşısında, hükmün gerekçelerinin kendi içinde çelişkili olduğu, bu nedenle Mahkemece taleplere yönelik verilen hükme dayanak gerekçeleri arasındaki çelişkinin giderilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılar iadesine, 08.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.