Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/6120 E. 2021/485 K. 19.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6120
KARAR NO : 2021/485
KARAR TARİHİ : 19.01.2021

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
No : 2011/127-2016/92

Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece ilamda belirtildiği şekilde davalılar …, … A.Ş. ve davalı … Sig. A.Ş. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacılar vekili ile davalı … Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamından, yargılamaya konu iş kazası sonucunda davacılar murisinin vefat ettiği, hükme esas bilirkişi kusur raporunda davalı … Ltd. Şti.‘nin iş kazasının meydana gelişinde %100 oranında kusurlu olduğu, davalılar … Ltd. Şti. ile … A.Ş.’nin oluşturduğu iş ortaklığının asıl işveren olarak İş Kanunu’nun 2. maddesi gereğince doğan zarardan müteselsilen sorumlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, anılan bu 19/11/2012 tarihli bilirkişi kusur raporunun hukukçu bilirkişilerce hazırlandığı anlaşılmaktadır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Aynı şekilde iş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar, ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranlarının gerekçeleriyle ortaya konulması gerektiği gibi kusur raporunu düzenleyen bilirkişi heyetinin iş kazasının meydana geldiği iş kolunda uzman bilirkişilerden oluşması da gerekir.
Somut olayda hükme esas bilirkişi kusur raporunu düzenleyen heyet hukukçu bilirkişilerden teşekkül etmiş olup, iş kazasının meydana geldiği iş kolunda uzman olmadıkları açıktır. Bu husus gözden kaçırılarak 19/11/2012 tarihli kusur raporu ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden kusurun oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınıp, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, temyiz eden davacılar ile davalı …Ltd. Şti.’nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalı … Ltd. Şti.’ne iadesine, 19.01.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.