Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/659 E. 2020/4767 K. 23.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/659
KARAR NO : 2020/4767
KARAR TARİHİ : 23.09.2020

Mahkemesi : Kastamonu İş Mahkemesi

va, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına dair karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, 01.06.2012 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sigortalıya bağlanan gelir ile sigortalı için yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri tedavi giderlerinin rücuan tahsilini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı vekili; kusur oranına itiraz etmekle birlikte, davacı kuruma ödemede bulunduklarını, davanın konusuz kaldığını belirtmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Yapılan ödemenin, ön inceleme duruşmasından önce yapılması nedeniyle vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle, yerel mahkeme kararı kaldırılarak davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı Vekili: Sigortalının kusurunun bulunmadığını, 5510 sayılı Yasa’nın 54. maddesinin hatalı uygulandığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı Vekili: Davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri, sigortalının yaşı, gelirin kesilme olasılığı ve iskonto oranı gözetilerek belirlenen tutarı ifade etmektedir. 5510 sayılı Yasa’nın 54. maddesi ise, “malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir.” düzenlemesini içermektedir.
Eldeki davada, kazalı sigortalının 01.06.2012 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı, 01.10.2013 tarihinden itibaren ise yaşlılık aylığı bağlandığı, 5510 sayılı Yasa’nın 54. Maddesi gereğince iş göremezlik gelirinin 01.10.2013 tarihinden itibaren yarıya düşürüldüğü, gelirin bağlandığı tarihten 54. Maddenin uygulandığı tarihe kadar geçen dönemde ilgiliye 3,626,14 TL fiili ödeme yapıldığı belirgindir.
Davacı Kurumun ilk peşin sermaye değerli gelir açısından tazminini isteyebileceği miktar, gelirin başladığı tarih itibariyle 5510 sayılı Yasa’nın 54. maddesi uyarınca indirilmiş hâli üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarına, indirme tarihine kadar yapılan fiili ödeme miktarının yarısı da eklenmesi suretiyle elde edilecek miktar ile gerçek zarar karşılaştırılması yapılarak, düşük olan tutarın kusur karşılığı olan miktardır.
Belirtilen açıklama ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacı Kurumun toplam alacağının, yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında hesaplanıp sonucuna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kararı bozulmalıdır.
SONUÇ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 23.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi