Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/6804 E. 2020/4658 K. 21.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6804
KARAR NO : 2020/4658
KARAR TARİHİ : 21.09.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarına ait prime esas kazancının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Davacı, davalı işyerinde geçen çalışma döneminde prime esas kazanç miktarının Kuruma eksik bildirildiği iddiası ile , 24/08/2006-13/12/2010 tarihleri arasında prime esas kazanç miktarının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin 2015/17117 Esas, 2016/9233 Karar sayılı 06/06/2016 günlü ilamına uyularak yapılan yargılama sonrası, davacının aldığı son ücretin net 1.150,00 TL olduğunun kabulü ile 2006/8. aydan 2010/12. aya kadar prime esas kazanç miktarları ayrı ayrı hükümde gösterilmek suretiyle davanın kabulü yönünde karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacının, davalı işyerinde kaynakçı olarak çalıştığı, hizmetinin asgari ücret ile Kuruma bildirildiği, ücret bordrolarının neredeyse tamamının davacı tarafından imzalandığı ve bu imzalara itirazını içeren bir beyanı bulunmadığı ,emsal ücret araştırması yapıldığı,bozma ilamından sonra dinlenen bordro tanıklarının kendilerinin çalışma dönemi boyunca asgari ücretle çalıştığı,kaynakçıların da bu şekilde çalıştığını düşündüklerini belirttiği, davacının iddia edilen şekilde asgari ücretin üzerinde bir ücret aldığına ilişkin yazılı delil olmadığı, Ankara 13.İş Mahkemesinin 2010/1181 Esas sayılı dosyası ile karara bağlanan işçilik alacağı dosyasında davacının son aya ilişkin net ücretinin 1.150 TL olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Hizmet tespiti davaları, niteliği gereği çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine imkan tanımasına karşılık, ücretin ispatında bu denli serbestlik söz konusu değildir. Ücretin ispatında Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 tarihli, 2005/21-409 E., 2005/413 K.; 19.10.2011 tarihli, 2010/10-480 E. 2010/523 K.; 19.06.2013 tarihli, 2011/10-608 E., 2011/649 K.; ve 19.06.2013 tarihli, 2012/10-1617 E., 2013/850 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200.) maddesinde yazılı sınırları aşan, ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır.
Ücret miktarı HUMK’nın 288. (HMK’nın 200.) maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmak kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür.
Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için veya bu miktar üzerinde olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgelerin bulunması hâlinde tanık dinletilmesi mümkündür .
506 sayılı Kanun’un 78. maddesinde prime esas günlük kazançların alt ve üst sınırlarının ne olacağı gösterilmiştir. Günlük kazancın alt sınırı HUMK’nın 288. (HMK’nın 200.) maddesinde belirtilen sınırı aşıyorsa, ücretin yazılı delille saptanması gereğinin pratikte bir önemi kalmayacaktır. Zira 506 sayılı Kanun’un 78. maddesine göre, “…günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden hesaplanır.” Ücretin alt sınırla tespit edilen miktardan fazla olması hâlinde ise, günlük kazancın hesaplanmasında asgari ücret esas alınır.
Hâl böyle olunca, ücret miktarı HMK’nın geçici 1. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle HUMK’nın 288. (HMK’nın 200.) maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmak kaydıyla işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkün olduğundan, buna göre araştırma yapılması gerekmektedir.
Hukuk Genel Kurulu’nun 07/05/2019 tarihli 2015/21-1572 Esas sayılı ve 09/05/2019 tarihli 2015/10-3339 Esas sayılı son kararları da bu yöndedir.
Prime esas kazancın işverence Kuruma bildirilenin üzerinde olduğuna dair iddianın ; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmak kaydıyla işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkün olduğundan ve bu nitelikte yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilebilecek bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı,bozma kararınından sonra yapılan araştırmada da dosyaya sunulmadığı dikkate alınmadan, mahkemece işçilik alacağı dosyasındaki kabule ve emsal ücret araştırmasına göre prime esas kazanç miktarının tespit edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Tasfiye Halinde … Mobilyalar San.Tic.Ltd.Şti. ‘ne iadesine 21/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.