Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/7 E. 2021/8147 K. 11.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7
KARAR NO : 2021/8147
KARAR TARİHİ : 11.06.2021

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile davalı …. avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. maddesine göre; hükmi şahıslara tebligat salahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanun’un 13. maddesine göre de; tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Yönetmeliği’nin 21. maddesinde de; tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
1.Dosyanın incelenmesinde, daha önceki aşamalarda davalı … Inşaat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin avukatına tebligatların çıkarıldığı, avukatın 20.06.2017 havale tarihli istifa dilekçesini sunmuş olduğu, sonrasında şirket için tebliğe çıkarılan Yargıtay ilamı ile davalı vekilinin istifa dilekçesinin … adresinde muhatabın adresten taşındığı, mahalle muhtarlığında kayıtları olmadığı bilgisiyle 29.6.2017 tarihinde iade olduğu, şirketin Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından 5.12.2017 tarihinde bildirilen… adresine davalı vekilinin istifa dilekçesinin muhatabın adresinden ayrıldığı, yeni adresinin bulunamadığı gerekçesiyle Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 2.1.2018 tarihinde yapıldığı, aynı adrese 24.04.2019 tarihinde tebliğe çıkarılan temyiz başvuru dilekçesinin işyerinde sürekli çalıştığını beyan eden daimi işçisine tebliğ edildiği ve mahkeme kararının tebliği için çıkarılan 04.11.2019 tarihli tebligatın da muhatabın adresinden ayrılmış olması ve yeni adresi bulunamadığı gerekçesiyle Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre yapıldığı görülmüştür.
Davalı … İnşaat ve Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi vekilinin istifa keyfiyeti ile birlikte gerekçeli karar ve kurumun temyiz dilekçesinin Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13. maddeleri çerçevesinde tebliği gerekir. Bu kapsamda, öncelikle yapılması gereken şirket adresinin Ticaret Sicilinden sorulup, değişip değişmediği belirlendikten sonra, değişmediğinin görülmesi ya da yeni bir adresin tespiti halinde ve her iki durumda da şirkete öncelikle normal bir tebligatın çıkarılıp Tebligat Kanunu’nda belirtilen şerhle tebliğinin sağlanmasıdır.
2.Davalı …’un dava dilekçesini, … adresinde kızı aracılığıyla tebliğ aldığı, gerekçeli karar evrakının tebliğinde Mernis adresi olarak belirtilen … adresinin kapalı olması nedeniyle 21.3.2016 tarihinde mahalle muhtarı haberdar edilerek 2 nolu kağıdın muhatabın kapısına yapıştırıldığı, temyiz başvuru dilekçesinin tebliğine gelindiğinde yine Mernis adresi olarak belirlenen …. adresinde tebliğ imkânsızlığı nedeniyle 21.3.2016 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereği muhtara tebliğ edildiği ve 2 nolu haber kağıdının kapısına yapıştırıldığı, bu suretle 21.03.2016 tarihinde 2 farklı adrese Mernis adresi olduğu belirlemesi yapılarak tebligat çıkarıldığı, 02.09.2016 tarihinde duruşma gününün tebliğinin Yazıbeyli Mahallesindeki adresine çıkarıldığı ve adresten taşındığı açıklamasının evrak üzerine yazılarak bahse konu adreste Tebligat Kanunu’nun 21. maddenin 2. fıkrasına göre tebliğ yapıldığı, 04.05.2017 tarihinde yapılan duruşma gününü bildirir tebligatta ve 06.07.2017 tarihinde adresinin sürekli kapalı olduğu belirlemesi yapıldığı Yargıtay ilamı ile duruşma günü tebliğinde de aynı usulün uygulandığı, temyiz başvuru dilekçesinin 24.04.2019 tarihinde …. adresine çıkarıldığı, muhatabın tanınmadığı bilgisi ile iade edildiği, görülmüştür.
Bu suretle, davalı …’a çıkarılan önceki tebligatlardaki adreslerin tereddüt yarattığı, davalının yargılamaya katılmadığı, ayrıca bozma kararı sonrası gerekçeli kararın tebliğine dair tebligat parçasına rastlanmadığı gibi sadece temyiz dilekçesinin tebliğine yönelik olan evrakın da tereddüt yarattığı anlaşılmakla adı geçen davalıya Tebligat Kanunu’nun ilgili hükümleri kapsamında ve yöntemince temyize konu gerekçeli karar ile davacı kurum temyiz dilekçesinin usûlüne uygun olarak tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi gereğince, Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu’nun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine, 11.6.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.